(6100 S. K. m. 324)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 8.7.2010 tarih ve 2008/486-2010/519 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkili şirkette sağlık sigortası bulunan S.R.'ye davalıların sürücüsü ve maliki olduğu aracın çarpması sonucu sigortalının yaralandığını, tedavi giderlerinin müvekkili tarafından karşılandığını, yapılan ödemeler sonucu müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, asıl davada 7.024,17 TL'nin, birleşen davada ise 20.358,79 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı R.K., davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davacı tarafa 4.6.2009 tarihinden itibaren ikiden fazla taraf teşkilinin sağlanması için masraf yatırmasının istendiği, ancak masrafın yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Asıl ve birleşen davalar, davacının sigortalısının trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle poliçe kapsamında yapılan ödemelerin davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının taraf teşkilinin sağlanması için yatırması gereken masrafı yatırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalılardan R.K'nın duruşmaya katılarak savunma yapmış olmasına ve mahkemece 21.1.2010 tarihli oturumda verilen ara kararına konu kesin sürenin davalılardan sadece İ.S. hakkında verilmiş olmasına göre davalı R.K. yönünden mahkemenin anılan gerekçesi yerinde değildir. Diğer davalı İ.S. yönünden ise davacı vekilinin mazeretinin kabul edildiği 21.1.2010 tarihli oturumda davacı vekiline çıkarılacak tebligatta bu davalıya tebligat çıkarılması için gerekli 5,00 TL masrafın 10 günlük sürede yatırılmasına, aksi halde bundan vazgeçileceği ihtarının yazılmasına karar verildiği, ancak davacı vekiline gönderilmesi gereken bu tebligata dair tebligat parçasının dosyada olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davalı İ.S. hakkında oluşturulan ara kararının davacı vekiline usulüne uygun ve gerekli yasal ihtarları içerir şekilde tebliğ edilip edilmediği belli olmadığı gibi yine 21.1.2010 tarihli aynı oturumda davacı vekilinin 4.6.2009 tarihinde verilen ara karar uyarınca gerekli masrafı yatırdığı belirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi raporu alınmıştır. Bu itibarla, taraf teşkili sağlanmış olan davalı R.K. yönünden yazılı gerekçeyle verilen karar doğru olmadığı gibi diğer davalı hakkında da davacı vekilinin verilen önceki ara karar doğrultusunda masraf yatırmış olmasına ve davacı vekiline yapılan uyarıya dair tebligat parçasının dosyada olmamasına göre verilen karar davalı İ.S. yönünden de doğru görülmemiş olup, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına bozulmasına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy