(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 43. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.12.2011 tarih ve 2011/142-2011/80 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya konut poliçesiyle sigortalı müvekkili sitenin kulüp binası ve kulüp bina çevresinin sel sularına maruz kaldığını, yaşanan doğal afet sonucu oluşan hasarın tespiti için aynı gün müvekkili site yönetimi tarafından durum tespit raporu hazırlanarak hasarlı alanların fotoğraflarının söz konusu rapora eklendiğini, sel sularının çekilmesinin ardından zaman içinde yavaş yavaş tespit edilen zarar ve bu zararın maliyetinin müvekkili site yönetimi tarafından tespit edilerek bir liste hazırlandığını, hazırlanan bu listeye göre sel sularının maruz bıraktığı zararın giderilmesi için gereken bedelin 320.567,43 TL olarak belirlendiğini, ancak hasarın 113.750 TL'sinin davalı şirket tarafından müvekkiline ödendiğini, ancak bakiyesi olan 206.817,43 TL'nin ödenmediğini ileri sürerek, bakiye bu meblağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu su baskını hasarı sebebiyle sonradan ortaya çıkan hasarlarla birlikte toplam 113.750 TL zarar mevcut olduğunun tespit edildiğini ve bu miktarın da sigortalıya ödendiğini, havuz ve site içi ortak yollara dair tazminat sebeplerinin sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu, havuz ve site içi yollarda mevcut olduğu iddia edilen zararın su baskını sonucunda oluşmadığı, havuzdaki su kaçırma ve zemin çökme probleminin havuzun çevresindeki alt yapı eksikliği-yetersizliği sebebiyle meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davaya konu hasarın (havuz, güneşlenme terası, site içi yolunun) sigorta poliçesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, talep edilen her iki hasarla meydana gelen sel, seylap rizikosu arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında değerlendirilen hasar miktarı olan 113.750-TL'nı ödemek suretiyle 6762 Sayılı T.T.K.nun 1299. maddesi bağlamında tazmin sorumluluğunu yerine getirdiği, davacı tarafça talep edilen hasar bedelinin sigorta teminatı kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05.11.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy