(818 S. K. m. 41, 45)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.10.2010 tarih ve 2006/388-2010/462 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından kara yolu taşımacılık mali sorumluluk sigortasıyla sigortalı bulunan 34
3308 plaka sayılı otobüsle seyahat ederken serbest avukatlık yapan H. A.'nın vefat ettiği, müvekkillerinden B.'nın müteveffa'nın kızı, diğer davacıların da anne ve babası olduğu, müvekkillerinin müteveffanın desteğinden mahrum kaldıklarını, meydana gelen kaza sonucu oluşan zararın tazmini için davalıya başvurduklarını, davalının 12.000 TL vermeyi kabul ettiğini ancak bu meblağın zararı karşılamaya yeterli olmadığını ileri sürerek 13.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 20.90,80 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin poliçe nedeniyle sorumluluğunun azami 50.000 TL olduğunu, gerçek zararın bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacağını, müteveffa mirasçılarına 12.600 TL ödendiğini, müteveffa mirasçıları tarafından müvekkilinin ibra edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, müteveffanın annesi ve babası olan davacılar bakımından, bu davacıların müteveffaya ait veraset ilamında mirasçı olarak gözükmediği bu sebeple aktif dava ehliyetlerinin olmadığı gerekçesiyle reddine, müteveffanın kızı olan diğer davacı açısından müteveffanın araçta yolcu olduğu, kusura katılımın olmadığı, araçta meydana gelen kazada sürücüsünün 8/8 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma aktinden kaynaklanmakta olup, davacılardan H. İ. A. ve E. A. meydana gelen trafik kazasında, ölenin babası ve annesi olduklarını, ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuşlardır. BK 45/2 nci maddesi uyarınca, ölenin desteğinden yoksun kalanlar, mirasçı olup olmadıklarına bakılmaksızın destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunabilirler. Önemli olan hısım olmak değil, ölenin desteğinden yoksun kalıp kalmadığı hususudur. Bu itibarla, mahkemece, ölenin annesi ve babası olan davacılar yönünden, ölenin veraset ilamında mirasçı olmadıklarından bahisle bu davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle mümeyyiz davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı mümeyyiz davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy