(818 S. K. m. 41, 47) (1086 S. K. m. 409)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.10.2010 tarih ve 2006/225-2010/402 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl ve birleşen dava yönünden davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. O. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkillerinin içinde bulunduğu, davalı firmaya ait diğer davalı A. S. idaresindeki aracın, Ankara istikaM.de seyir halinde iken viraja hızlı girmesi sebebiyle yoldan çıkıp takla attığını, müvekkillerinden A., A., H. ve B.'nın meydana gelen kazada yaralandıklarını ve büyük bir psikolojik travma yaşadıklarını ileri sürerek, asıl dava davacısı A. için 100 TL maddi, 10.000 TL manevi, birleşen dava davacıları A. için 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi. M. ve B. için ayrı ayrı 100 TL maddi, 10.000 TL manevi H. için 100 TL maddi, 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen dava davacısı A. yönünden maddi tazminat talebi 31.427,97'ye çıkarılmıştır.
Davalı şirket vekili, kazada müvekkili şirketin kusuru bulunmadığı ve talebin fahiş olduğunu savunmuştur.
Davacılar vekili, davalılardan A. S. hakkındaki davayı takip etmeyeceklerini bildirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılardan A., A., H. ve B.'nın yaralanmaları sebebiyle manevi tazminat istemlerinin yerinde görüldüğü, eş ve çocukları yaralanan davacı M.'in yansıma yoluyla manevi tazminat isteyemeyeceği, yaralanan davacıların tedavi giderlerinin sigorta tarafından karşılandığı, davacı A.'nun iş ve güçten kalması yanında %18,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, A. dışındaki davacıların maddi tazminat istemlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davada davalılardan A. S. hakkındaki davanın H.U.M.K.409/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, asıl davada A. S.'ın, birleşen davada M. K., H. K. ve B. K.'ün maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı A. K. için 29.968 TL maddi, 10.000 TL manevi, A. için 3.000 TL, H. için 4.000 TL, B. için 2.500 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı M. yönünden manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan. M. ve H. dışındaki davacılara dair sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Her ne kadar B.K.'nun 47. maddesine göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara uğrayan kişiye ait ve yansıma yoluyla manevi tazminat istenemez ise de cismani zarar kavramına sadece maddi sağlık bütünlüğünün değil ruhsal bütünlüğün de dahil olmasına, bir kişinin cismani zarara uğraması durumunda, olayın kendisine özgü ağırlığının ve özelliğinin manevi tazminata hükmedilmesini zorunlu kılan olguları kanıtlaması durumunda, haksız eylemle zarar arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğundan, yansıma yoluyla değil, doğrudan zarara uğrama söz konusu olup, yaralanan kişinin yakınlarının da zarar gördüğünün kabulü gerekmesine göre, eşi 90 gün, kızlarından H. ise 70 gün iş ve güçten kalacak şekilde yaralanan davacı M. için uygun bir manevi tazminata hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçeyle bu davacının manevi tazminat talebinin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3) Manevi tazminatın amacı, zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin aracı olmaktan ibarettir. Hakim manevi tazminat miktarını tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve adalete uygun olarak takdir etmelidir. Takdir edilecek miktar, manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde tutularak, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Kaza sonrası meydana gelen yaralanmalarının ağırlığı, tedavi gördükleri süre ve somut olayın özellikleri nazara alındığında, mahkemece ayakta tedavi gören küçük B. için 2.500 TL manevi tazminat takdir edilmişken, kafatasında ve boynunda kırık meydana gelen küçük H. için 4.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı H. K. yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) numaralı bentte açıklanan sebeple davacı M., (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı H. yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy