(2004 S. K. m. 265)
Dava: Taraflar arasında görülen davada P. 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.5.2011 tarih ve 2011/62-2011/62 D. İş sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Vedat Yalçın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkilinin 10.7.2008 düzenleme ve 25.7.2008 vade tarihli, 236.312,70 usd bedelli senet sebebiyle karşı taraftan alacaklı olduğunu, senet bakiyesi olan 78.470,72 usd nin vadesinde ödenmediğini, alacağın rehinle teminat altına alınmadığını ileri sürerek, borçlular hakkında alacak miktarı kadar ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece borçluların taşınır ve taşınmaz mallarıyla 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.
Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen borçlular vekili, protesto edilmeyen senet sebebiyle cirantalar hakkında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği, aynı senetten dolayı Gebze 3. İcra Müdürlüğünün 2009/504 Sayılı dosyasından takip yapıldığı, ancak Gebze İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/168 Esas, 2011/117 Karar sayılı kararıyla takibin iptaline karar verildiği ve kararın Yargıtay'ca onandığı, kesin hükme rağmen karşı tarafın kötü niyetle yeniden ihtiyati haciz kararı aldığı, öte yandan ihtiyati haciz isteyenin ikametgahının İstanbul, müvekkillerinin ise Ankara olduğu, senette de yetkili mahkeme ve icra dairelerinin Gebze olduğunun belirtildiği, Polatlı Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkisinin bulunmadığı, kaldı ki senedin teminat senedi olup teminat senedine dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin yasal olmadığı sebeplerine dayanarak, ihtiyati haciz kararına itiraz etmiş, mahkemece, ihtiyati hacze konu senedin teminat senedi olup alacağın likit olmadığı, protestonun ibraz edilemediği, cirantalara karşı protesto edilmeyen senetle ihtiyati haciz talep edilemeyeceği gerekçesi ile, itirazın kabulüne, ihtiyati haciz kararının iptaline, teminatın ihtiyati haciz isteyene iade edilmemesine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz istemi, itiraz üzerine verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle reddedilmiş, itirazın kaldırılmasına dair karar ve temyiz isteminin reddine dair ek karar ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından temyiz etmiştir.
1- 2004 Sayılı İ.İ.K.nun 265. maddesi uyarınca ihtiyati haciz isteminin reddi ve itiraz üzerine verilen kararlara karşı temyiz yolu açıktır. Bu durumda anılan yasa hükmü uyarınca ihtiyati haczin kaldırılmasına dair karara karşı temyiz yolunun açık olduğu gözetilmeksizin, kararın kesin olduğundan bahisle yazılı şekilde temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve mahkemenin 30.11.20011 tarih ve 2011/62-62 Değ. İş sayılı Ek kararının kaldırılarak esasa yönelik temyiz incelemesine geçilmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl karara yönelik temyiz istemine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyatı haciz isteyen vekilinin aşağıda (3) numaralı bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Senede dayalı ihtiyati haciz istemi keşideci ve cirantalara karşı yöneltilmiş, istem kabul edildikten sonra borçluların itirazı üzerine yazılı gerekçelerle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Ancak, tanzim tarihi sonradan düzenlenen senet adi senet vasfında olsa da ihtiyati haciz istemine konu olabileceği, senedin teminat senedi olmasının keşideci yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesine engel oluşturmayacağı, kaldı ki bu hususların ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinde tartışılabilecek hususlardan da olmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle mahkemece tesis edilen temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle ihtiyatı haciz isteyen vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy