(1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28/07/2011 tarih ve 2010/278-2011/579 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait yazlığın davalı şirkete sigortalı olduğunu, yangın sonucu hasar meydana geldiğini, yaptırmış oldukları tespitte zararın 83.655,67 TL olarak belirlendiğini, buna rağmen davalının 52.441,69 TL kısmi ödeme yaptığını, bakiye 31.213,98 TL alacakları olduğunu ileri sürerek, 31.213,98 TL'nin 18.01.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasar miktarı olan 52.441,69 TL'nin davacıya ödendiğini, tespit dosyasındaki hesaplamaların piyasa fiyatlarının üzerinde ve fahiş olarak belirlendiğini, gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yangın sonucu oluşan zararın 65.577,67 TL olduğu, davalının ödediği kısım mahsup edildiğinde davacının 13.315,98 TL bakiye alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 13.315,98 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, konut sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık yangın sonrası oluşan hasarın miktarı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacının yaptırmış olduğu tespit dosyası esas alınmış, ise de bu tespit dosyasında alınan rapor davalı tarafa tebliğ edilmediği gibi, yargılama aşamasında da itiraza uğramıştır. Ayrıca, davalı taraf bilirkişinin konusunda uzman olmadığını, yangın sonrası konutta ve eşyalarda oluşan hasar konusunda piyasa araştırması yapılmadığını, ekspertiz raporuyla arasında çelişki olduğunu belirterek rapora karşı ciddi itirazlarda bulunmuş, nitekim bilirkişide ek raporunda oluşan zararın tespiti konusunda uzman olmadığını beyan etmiştir. Bu nedenle anılan rapora itibar edilerek hüküm kurulması mümkün değildir.
Bu itibarla mahkemece, içinde inşaat mühendisiyle zarar gören diğer eşyaların mahiyeti dikkate alınarak belirlenecek bilirkişiden oluşturulacak yeni bir heyetten ekspertiz raporu ve tespit dosyası da değerlendirilmek suretiyle rapor alınarak, davacının yangın sonrası oluşan gerçek zararı belirlenip neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüne, kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy