(6762 S. K. m. 1299) (6102 S. K. m. 1401)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.11.2011 tarih ve 2009/468 - 2011/557 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin işyerini davalı sigorta şirketine 19.2.2008 tarihinde sigortalattığını, prim ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, poliçeyi tanzim eden acentenin bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, özel şartlar konusunda bilgilendirme yapılmadığını ve sigortalının bilgilendirilmesine dair imza alınması yükümlülüğünün dahi yerine getirilmediğini, sigortalı işyerinde 15.7.2008 ve 22.5.2008 tarihlerinde hırsızlık olayı meydana geldiğini meydana gelen zararın 35.000,00 TL civarında olduğunu, davalıya yapılan başvuruya karşın meydana gelen zararın giderilmediğini ileri sürerek şimdilik 8.000 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının meydana gelen riziko ile ilgili olarak 21.7.2008 tarihinde müvekkili şirkete ihbarda bulunduğunu, ihbar üzerine yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde hasar talebinin reddedildiğini, zira işyerinde hırsızlığa karşı kepenk, alarm veya bekçi gibi herhangi bir önlemin bulunmadığını, oysa hırsızlık teminatının alarm, kepenk, 24 saat bekçi bulunması kaydıyla verildiğini, davacının işyerinde bu üç önlemden herhangi birinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının özel şartlara aykırı davrandığı, zararın kepenk bulunmayan ve sadece asma kilit ile güvenliği sağlanan işyerinde asma kilidin kırılması sonucu gerçekleştirildiği, davacının güvenlik önlemlerini almadığı, zararın teminat kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.06.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy