(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ceylanpınar Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.2.2010 tarih ve 2009/188-2010/35 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Numan Acar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında 27.3.2008 tarihli pamuk tohumluğu üretim sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkiline ödenmesi gereken 13.947,83 TL'nın davalı tarafından haksız olarak ödenmediğini, ödememe gerekçesi olarak iddia edilen şekilde müvekkilinin davalıya 60.118.39 TL tutarında borcunun bulunmadığını, bu miktarla davalı tarafından kesilen faturanın haksız olduğunu çünkü sözleşme uyarınca ekilen pamuk çeşidinin üretim miktarı yönünden garanti koşulunun bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitiyle 13.947,83 TL alacaklarının davalıdan tahsilini ve teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme hükümleri uyarınca ekilen pamuk çeşidinin gerekli ürün miktarına ulaşmadığı için garanti edilen miktarla üretim miktarı arasındaki farkın davacı tarafından tazmin edilmesi gerektiğinden bu sebeple müvekkilince tanzim edilen faturanın sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 27.3.2008 tarihli pamuk tohumluğu üretim sözleşmesinin 6/1 maddesi uyarınca garanti kapsamında fark talep edilebilmesi için ürünün ilk kez ekilmesinin gerektiği, davaya konu ba-525 çeşidinin ise daha önce 2007 yılında deneme ekimi yapılarak istenilen verimi sağlamış olduğundan davalının davacıdan fark talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, teminat mektubunun iadesine ve 13.942,83 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki pamuk tohumluğu üretim sözleşmesi uyarınca davacının borçlu olmadığının tespitiyle davalı tarafça ödenmeyen alacağın tahsili ve teminat mektubunun iadesi istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 27.3.2008 tarihli sözleşmenin 6/1. maddesinin yorumlanması noktasında toplanmakta olup, davacı tarafından 2008 yılında ekilen pamuk ürünü çeşidi olan ba-525'nin verim miktarının 250 Kg/Da olan garanti miktarı altında kalması sebebiyle davacının fark ücret ödemek zorunda olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Mahkemece, sözleşmenin anılan maddesiyle ilk defa ekilen ürün çeşitlerinin garanti kapsamında bulunduğu, davaya konu çeşidin ise daha önce 2007 yılında ekilmiş olması sebebiyle kapsam dışı kaldığı kabul edilmiştir. Oysa; sözleşmenin 6/1 maddesinde ifadesini bulduğu üzere ekilen bir pamuk çeşidinin ürün verim miktarının garanti kapsamı dışı olabilmesi için sözleşmenin tarafı işletmenin üretimini yaptığı çeşitlerle bölge araştırma enstitülerinin bölgeye tavsiye ettiği çeşitlerden olması veya deneme üretimi için 50 dekara kadar ekilen ürünler olması gerekir. Davayı konu ba-525 çeşidinin ise, sözleşmede ifadesini bulan işletme tarafından üretilen veya tavsiye edilen bir çeşit olduğuna yönelik bir delil dosyada mevcut değildir. Ayrıca, bu ürünün 2007 yılında davacı tarafından deneme üretiminde ekildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda. ba-525 çeşidinin 2007 yılında deneme üretimi için ekilmiş olması, 2008 yılındaki ekimin davacının taahhüdünde olan ürün verim miktar garantisi kapsamı dışında tutulması için sözleşme kapsamına göre yeterli bir gerekçe değildir.
Ayrıca, mahkeme kabulünün aksine, 27.3.2008 tarihli sözleşmenin, ba-525 pamuk çeşidini üretmek için imzalandığına yönelik hiçbir delil de dosyaya ibraz edilmiş değildir.
Bu itibarla mahkemece, taraflar arasındaki 27.3.2008 tarihli sözleşmenin 6/1. maddesinin yukarda açıklandığı şekilde yorumlanmasıyla ba-525 ürün çeşidinin sözleşmenin tarafı işletmenin üretimini yaptığı çeşitler veya bölge araştırma enstitülerinin bölgeye tavsiye ettiği çeşitler arasında olup olmadığının tespitiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 11.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy