(818 S. K. m. 487)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.12.2009 tarih ve 2008/82-2009/426 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 10.5.2005 tarihinde dava dışı H. G.'in bankayla imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu, sözleşmeden önce 2004 yılında düzenlenen bizcard kredi kartı sözleşmesi borcundan dolayı bankaca ihtarname gönderildiğini, dava haklarını saklı tutmak kaydıyla 8.11.2007 tarihinde 17.483 TL ödemek zorunda kaldıklarını ileri sürerek, anılan miktarın ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kefaletinin dava dışı H. G.'in daha önce açılmış bütün kredi borçlarını da kapsadığının genel kredi sözleşmesinin 17. maddesinde düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kredi kartının hamili ve kullanıcısı olmadığı, borçtan sorumlu tutulmasının söz konusu bulunmadığı, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ödenen miktarın geri istenebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 17.483 TL'nin 8.11.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan istirdat istemine dair olup, davacı taraf, dava dışı H. G.'in 10.5.2005 tarihinde imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşmenin 17. maddesinde kefalet ve kefillerin sorumluluğu altında düzenlenen bu taahhütnamemizin bundan böyle açılacak bütün kredi ve hesapları kapsadığı gibi, daha önce açılmış bütün kredi hesaplarını da kapsadığını kabul ve beyan ederiz. şeklindeki düzenleme gereğince dava dışı borçlunun biz.card isimli kredi sözleşmesi uyarınca 24.10.2007 tarihli ihtarnameyle 16.946 TL'nin talep edildiğini, anılan miktarı ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldıklarını ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Mahkemece, davacının biz.card hamili isimli sözleşmede kart kullanıcısı veya kart hamili olmadığı, bu sebeple borçtan sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa davacı yukarda anılan genel kredi sözleşmesinin 17. maddesi uyarınca, genel kredi sözleşmesinde belirlenen limit kadar, dava dışı H. G.'in borcundan kefil sıfatıyla sorumlu olup, bunun aksi yönündeki mahkeme gerekçesi yerinde değildir.
Bu itibarla mahkemece, yukarda yapılan açıklamalar nazara alınarak davacının istirdat talebinin değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy