(6762 S. K. m. 585, 669, 730)
Dava: Hasımsız olarak görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.09.2011 tarih ve 2011/396-2011/8 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin ithalat için düzenlendiği BWK-CHEMIEFASER GMBH namına olan poliçeyi kaybettiğini ileri sürerek poliçenin iptalini istemiştir.
Mahkemece, iddia, deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının keşideci olduğu kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptalini istemeye TTK'nun 730/20 delaletiyle 669. maddesine göre lehtar ve hamilin yetkili olduğu, keşidecinin böyle bir davayı açmaya yetkisinin olmaması nedeniyle tensiple davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece de kabul edildiği üzere gerçekten de kural olarak keşideci zayi nedeniyle iptal davası açamaz ise de, muhatabın kabul etmesi halinde keşidecinin borçlu sıfatı kalkmış olacağından poliçenin lehtarı sıfatını kazanır ve bu halde de TTK'nun 585'nci maddesi uyarınca kendi üzerine poliçe keşide edebilen keşidecinin muhatabın kabulü halinde zayi nedeniyle iptal davası açabileceği (G. Eriş, Açıklamalı-İçtihadlı Türk Ticaret Kanunu, Ankara, 2010, Cilt 3, S. 3887- Y.11.HD.8.k. 2002- E. 10899/K.3251) nazara alınarak uyuşmazlığın esasına girmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy