(1086 S. K. m. 74) (6100 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şakrikaraağaç Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.6.2008 tarih ve 2006/174 - 2008/132 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. O. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin bir kısım davalılarla birlikte B... Birlik Tuğla San. Tic. A.Ş.'yi kurduklarını, 1997 yılında yapılan genel kurulda M. G., B. B. ve R. K.'ın yönetim kuruluna seçildiklerini, daha sonra genel kurul toplantısı yapılmadığı ve eski yönetim kurulunun görev süresinin dolduğunu, şirketin de münfesih duruma düştüğünü, genel kurula çağrı işlemi dışında başka bir işlem yapamaz hale gelen yönetim kurulunun, şirket tarafından yaptırılan tahminen 150.000 TL değerindeki tuğla ocağı fabrikası ve müştemilatını 30.000 TL'ye davalı Belediye Başkanlığına sattıklarını ileri sürerek, B... Birlik Tuğla San. Tic. A.Ş.'nin münfesih olduğunun tespitini. B. B. ve R. K. tarafından yapılan satışın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan B. B. ve R. K., diğer ortakların taahhüt ettikleri % 70 oranındaki sermayeyi ödemeye yanaşmadıklarını, şirketin mali olarak büyük sıkıntıya girdiğini, davaya konu inşaatın da bu sebeple tamamlanamayıp bakımsızlıktan yıkılmaya başladığını, diğer ortaklar ilgilenmezken şirketin bir kısım borçlarını ceplerinden karşıladıklarını, genel kuruldan aldığı yetki ile de malzemenin heba olmaması için satışı gerçekleştirdiklerini, ayrıca gerekli çağrıyı yapmalarına rağmen genel kurula icabet eden olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Davalı kurum vekili, husumet itirazında bulunmuş, müvekkilinin malzemeyi ihalede en yüksek teklifi vererek satın aldığını, yetkisiz kişilerce ihale yapılmasının müvekkilini bağlamadığını savunmuştur.
Asli müdahil vekili, görev süreleri dolan davalılar B. ve R.'ın tasarruflarının geçersiz olduğunu ileri sürerek, davalı Belediyeye yapılan satışın geçersizliğinin tespiti ve iptaline, satışa konu malın aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin müdahil şirkete verilmesine, ilk kademedeki talepleri kabul edilmediği takdirde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000 TL'nin satış tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı Belediyeden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, husumet itirazında bulunmuş, ihale bedeli üzerindeki talebi kabul etmediklerini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin zorunlu organlarının tamamlanması sebebiyle şirketin feshine gerek kalmadığı, şirkete ait fabrika malzemesi Belediyenin mal varlığına girdiğinden teslim alınan malzeme oranında Belediye'nin sebepsiz zenginleştiği, malzeme bedelinin 57.758,89 TL olduğu gerekçesiyle, fesih talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına. B. B. ve R. K. tarafından yapılan satışın olağanüstü genel kurul yapılmakla iptali isteminin reddine; asli müdahale davasının kabulüyle davacı şirketin 57.758,89 TL alacağının dava tarihinden yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Belediye Başkanlığı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, davalı şirketin münfesih olduğunun tespiti, görev süreleri dolan davalı yönetim kurulu üyelerince yapılan satışın iptali: asli müdahale ise davalı belediyeye yapılan satışın geçersizliğinin tespiti ve iptali, satışa konu malın iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
Asli müdahil şirket vekili, satışa konu demirlerin bedeli olarak 30.000 TL talep etmiş, bilirkişi raporunda 57.758,89 TL değer tespit edilmiş, müdahil vekilinin son celse tarihinde bakiye kısım için harç yatırması üzerine, asli müdahale davası yönünden, 57.758,89 TL'nin davalı Belediyeden tahsiline karar verilmiştir. Ancak, dosyada talep sonucunun genişletilmesine dair bir ıslah dilekçesi bulunmayıp, bu yönde davalılara yapılan bir tebligat da yoktur. Dosya kapsamında yapılmış geçerli bir ıslah işlemi olmadığı nazara alınmadan. 1086 Sayılı H.U.M.K.nun 74. ve 6100 Sayılı H.M.K.nun 26 ncı maddelerine aykırı olarak talebin aşılması suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2) Reddedilen asıl dava yönünden, dava değeri olarak gösterilen 80.000 TL üzerinden nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken maktu miktarda ücret takdiri de doğru görülmemiş, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı Belediye vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy