(6762 S. K. m. 1110, 1235, 1236)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.01.2012 tarih ve 2011/79-2012/34 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin I. T. LLC firmasından ithal ettiği değirmenlik buğdayın Ukrayna'daki Sivastopol Limanı'ndan davalı tarafından Samsun Limanı'na getirildiğini, ancak limandaki boşaltma sırasında 86 ton buğdayın eksik olduğu tespit ettiklerini, bu hususla ilgili olarak gemi kaptanına müvekkili tarafından protesto mektubu verildiğini, eksik tespit edilen buğdayın değerinin 52.140, 00 TL olduğunu, davalı geminin Türk karasularını terk etmesi halinde müvekkili şirketin alacağının tahsilinin mümkün olmaması sebebiyle 2011/94 D.İş sayılı dosyası ile tedbir kararı alındığını, gemi üzerinde TKK'nun 1235/7 ve 1236. maddeleri uyarınca gemi alacağı ve kanuni rehin hakkı doğduğunu, 86 ton değirmenlik buğdayın eksik teslim edilmesi sebebiyle 52.140, 00 TL tazminatın eksik teslimin tespit edildiği 17.03.2011 tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile, yetkili mahkemenin Ukrayna Mahkemeleri olduğunu ve yine ayrıca taşımaya konu konşimentonun ön yüzünde 18.02.2011 tarihli çarterpartiye atıfta bulunulduğunu, atıf yapılan çarterpartide ise, taraflar arasında doğacak uyuşmazlıkların çözümünde Londra'da oluşturulacak hakem heyetinin görevli olduğunun belirtildiğini, dolayısı ile görev yönünden davanın reddi gerektiğini ve yine davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gibi müvekkili davalının da pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, zararın usulüne uygun olarak ilgililere ihbar edilmediğini ve meydana gelen zararda müvekkiline yüklenilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, ayrıca istenilen tazminatın fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 04.03.2011 tarihli konşimentonun önyüzünde 18.02.2011 tarihli çarterpartiye atıf yapıldığı ve yine çarterpartinin atıf yaptığı sözleşmenin 37. maddesi uyarınca uyuşmazlıkların hallinde Londra'da oluşturulacak hakem heyetinin görevli olduğunun belirtildiği, TTK'nun 1110. maddesinde taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuki ihtilaflarda konşimentonun esas tutulacağı hükme bağlandığı, davacıya gönderilen ve konşimentoya göre teslim alınan malların millileştirilmesinin yapıldığı, bu durumda davacı tarafça konşimentonun kullanıldığı açık olup konşimento ile birlikte kullanılacak çarterparti hükümlerinin de artık davacı için bağlayıcı hale geldiği, bu çarterpartide mevcut tahkim klozuna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın Londra'da oluşturulacak hakem heyetince çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle, davalının tahkim itirazının kabulü ile davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy