(818 S. K. m. 47)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.11.2010 tarih ve 2009/402-2010/645 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi tarafların vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili asıl davada, müvekkillerinden A. ve B.'nın çocukları, S. ve R.'in kardeşleri R.S.'nin davalıya ait trenden düşerek vefat ettiğini, davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla anne için 3.000 TL, baba için 3.000 TL, kardeşler için 1.000'er TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 31.5.2009 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle anne için 4.226,70 TL, baba için 5.090,10 TL tazminatın tahsilini istemiş, birleşen davada ise. anne için 20.000 TL, baba için 20.000 TL, kardeşler için ayrı ayrı 10.000 TL olmak üzere 60.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müteveffanın trenin kapıları kapandıktan sonra trene binmek istediğini, bu sırada ayağı kayarak trenle peron arasına düştüğünü, müvekkilinin kusurunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, olayda davalının %20 oranında kusurlu olduğu, davalının her türlü önlemi alması gerektiği, müteveffanın hareket halindeki trene binmeye çalıştığı için %80 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, baba A. için 5.090,10 TL. anne B. için 4.226,70 TL olmak üzere toplam 9.316,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının 31.5.2009 olay tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline, diğer davacılar için destek tazminatı isteminin reddine, birleşen davada anne ve baba için ayrı ayrı 5.000,00 TL, kardeşler için ayrı ayrı 2.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, tarafların vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, haksız fiile dayalı tazminat istemine ilişkindir. B.K.'nın 47. maddesi uyarınca, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, olay sebebiyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli makul ve adalete uygun olmalıdır. Somut olayda ise davacıların çocukları ve kardeşleri vefat ettiği halde, davacılardan anne ve baba için 5.000'er TL. kardeşler için 2.500'er TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu durumda mahkemece davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat miktarının, yukarda açıklanan ilkelere uygun düştüğünden söz etmek mümkün değildir. O halde mahkemece olayın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli ve neticesi, her bir davacının ekonomik ve sosyal durumları ayrı ayrı dikkate alınarak, davacılar yönünden adalete uygun ve makul miktarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 890,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TCDD'den alınmasına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz eden davacılara iadesine, 21.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy