(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.2.2010 tarih ve 2009/178-2010/79 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sultan Gümüş Başaran tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkilinden fatura karşılığı satın aldığı radarın davalının teknesine takılmasına rağmen bedelini ödemediğini, 15.045,00 TL mal bedelinin tahsili için başlatılan takibe kötüniyetli olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, malın davalı tarafça satın alındığı ve satın alınan mal bedelinin 15.045,00 TL olduğunun tartışmasız olduğu, davalının icra dosyasında ödeme yaptığını savunmuş olması sebebiyle ödeme yaptığını ispatla yükümlü olduğu, davalının lehine davacının aleyhine kayıt bulunup bulunmadığının tespiti için davacı defterlerinde inceleme yapıldığı, davacının defterlerinde davalının herhangi bir ödemesinin görülmediği, davalının ödeme yaptığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaliyle icra takibinin 15.045,00 TL asıl alacak ve asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun değişik 2. maddesi gereğince T.C Merkez Bankası'nca kısa vadeli kredilere uygulanan yıllık %27 oranını aşmayacak şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının teknesi için aldığı radarın bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili temyiz dilekçesi ekinde bir takım ödeme belgeleri ibraz ederek davacının alacağı kalmadığını savunmuştur. Yargılama sırasında ibraz edilmeyen belgeler temyiz aşamasında nazara alınamayacak ise de, ödeme borcu sona erdiren nedenlerden olduğundan, yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerekir. Bu durum karşısında mahkemece, davalı vekilinin ibraz ettiği belgelerin borcu sona erdiren belge niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy