(4077 S. K. m. 3) (6762 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Tüketici Mahkemesi'nce verilen 30/12/2009 tarih ve 2007/682-2009/630 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. G. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabında internet bankacılığı ile işlemler yaptığını, banka yetkililerince SMS yolu ile işlemlerini daha çabuk gerçekleştireceğinin söylenmesi üzerine bankanın internet sayfasından SMS servisine bağlayıcı aktivasyon işlemi gerçekleştirdiğini, onay mesajının cep telefonuna gönderildiğini, aradan iki gün geçtikten sonra banka görevlilerince aranıp havale teyidi alınmak istendiğini, banka yetkililerince kontrol amaçlı olarak arandığında telefonunun çalmadığını, hesabı kontrol edildiğinde hesaptaki 22.700,00 TL'nın cep telefonundan gelen havale emri ile Ç. Ç. isimli bir şahsın hesabına havale edildiğini, paranın 800,00 TL'sının bankamatikten çekildiğini, 4.900,00TL'sı ile kuyumcudan alışveriş yapıldığını, 17.000,00 TL'sının havale edildiği hesaptan çekilemeden geri döndürüldüğünü, davalı bankanın davalı Turkcell ile yaptığı işbirliği sonucu kullanıma açtığı SMS yolu ile havale sisteminin internet dolandırıcıları tarafından kötüye kullanıldığını ileri sürerek, müvekkilinin hesabından haksız olarak çekilen 5.700 TL'nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Yapı Kredi Bankası vekili, olayda Turkcell'in güvenlik zaafiyeti bulunduğunu, davacının tek kullanımlık şifreyi koruyamadığını savunmuştur.
Davalı Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almadığı, objektif özen borcunu yerine getirmeyerek kusurlu olduğu, 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun nitelikte hukuki ve teknik altyapısı olmayan bir şifre kullandığı, davacının bilgisi ve onayı dışında havale yoluyla aktarılan 5.700,00 TL'nı davacıya ödemekle yükümlü olduğu, davalı Turkcell İletişim A.Ş.'nin davalı banka tarafından verilen bankacılık hizmetinin güvenliğini artırıcı bir yükümlülüğü bulunmadığı, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme de bulunmadığı gerekçesiyle Turkcell AŞ. aleyhine açılan davanın reddine, Yapı Kredi Bankası A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında SMS ve internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/e. maddesinde tüketicinin Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan ve yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi, 3(h) bendinde ise tüketici işleminin Mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi ifade edeceği, aynı kanunun 2. maddesinde ise bu Kanunun, 1. maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturdu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, davacının internet şifresi kullanılarak hesabından para çekildiğinin iddia edilmiş olmasına ve bu işlemin TTK'nun 4 ncü maddesi gereğince ticari iş niteliğinde bulunmasına göre, 4077 sayılı yasa kapsamında kalan tüketiciden ve bir tüketici işleminden söz etme imkanı bulunmaması nedeniyle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şeklide hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı banka vekilinin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy