(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.6.2010 tarih ve 2009/338-2010/323 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. K. O. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili B.'in davalılardan borç para aldığını ve karşılığında davalılara bono verdiğini, davalıların müvekkilini ellerindeki açık bonolarla tehdit etmesi üzerine diğer müvekkilinin bu bonolara karşılık davalı H.'e 45.000,00 TL değerinde açık tarihli bono verdiğini, davalıların bu bonoyu geriye dönük tarih atmak suretiyle icra takibine koymaları üzerine davalılara 80.000,00 TL nakit para ve 10.000,00 TL'lık bono verilmek suretiyle icra takibinden feragatin sağlandığını ayrıca 6.500,00 TL civarındaki feragat harcının müvekkilleri tarafından ödendiğini, davalıların tefecilik yapmakta olup müvekkillerinden haksız olarak para tahsil ettiklerini ve bono aldıklarını belirterek 86.500,00 TL paranın yasal faiziyle birlikte istirdadına ve bedelsiz kalan 10.000,00 TL'lık bononun müvekkillerine iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, borç para alımının davacılarla müvekkili H. arasında gerçekleşmiş olup, diğer davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların borçlarına karşılık olarak anlaşma yoluyla senet verdiklerini, ödeme tarihinin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların senetteki imzaların kendilerine ait olmadığı yönünde bir itirazlarının bulunmadığı, açık senedi veren kişinin senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu kesin delil ispatlaması gerektiği, davacıların bu hususu kesin delille ispatlayamadıkları ve yemin teklifinde bulunmayacaklarını beyan ettikleri, davalı H. dışındaki davalıların davaya konu bonolarla ilgilerinin tespit edilemediği gerekçesiyle davalı H. B. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, tefecilik yoluyla ve haksız olarak alındığı iddia edilen bono sebebiyle istirdat istemine dair olup, mahkemece yukarda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kırıkhan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/351 E. sayılı dosyasında yer alan ve işbu dosya kapsamına da sunulan bir kısım belgelerin incelenmesinde, davacıların her ikisinin de müştekiler içerisinde yer aldığı, davalıların tamamının sanık sıfatıyla yargılandıkları, ceza yargılamasının tefecilik, silahla tehdit ve resmi evrakta sahtecilik suçlarına dair olup, davacıyla davalılar arasındaki ilişki bakımından 2009 yılında alınan imzalı boş kambiyo senetlerinin veriliş amacı dışında doldurularak sahtecilik yapıldığı ve aynı olay sebebiyle davalıların davacıları tehdit ettikleri hususlarının ceza yargılamasının konusunu oluşturduğu anlaşılmaktadır. Ceza yargılamasındaki nitelendirmeye göre bu davada suçun vasıf ve mahiyeti itibariyle yapılan yargılama sonucu verilecek olan kararın eldeki davayı da etkileyeceği anlaşılmakla, ceza davasının sonucu beklenilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeplerle davacılar yararına BOZULMASINA karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy