(818 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.10.2011 tarih ve 2011/1286-2011/1811 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı aleyhine Kadıköy 5. İcra Müdürlüğünün 2010/20614 Sayılı dosyasıyla icra takibi yaptıklarını, davalının haksız yere söz konusu takibe itiraz ettiğini, itirazın iptalini, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı ve celbedilen icra dosyası uyarınca, davalı borçlunun (borca vaki itirazının dışında) icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği belirtilerek, davalının adresinin Büyükçekmece olması, taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesinin bulunmaması ve takibe konu edilen faturalarda da davalı borçlunun adresinin Büyükçekmece olarak belirtilmesi nedenleriyle, takibin yapıldığı Kadıköy İcra Müdürlüğü'nün yetkisiz olduğu gerekçesiyle icra dosyanın yetkili Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan para alacağının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali isteminden ibarettir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile takip dosyasının yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesine şeklinde hüküm kurulmuş ise de. itirazın iptali davasında, vaki itiraz çerçevesinde takibin yapıldığı yer icra dairesinin yetkisiz olduğunun mahkemece anlaşılması halinde, ortada usulünce başlatılmış bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi kabul şekli bakımından doğru olmadığı gibi, davalı borçlunun taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini inkar etmemesi sebebiyle taşıma sözleşmesinin varlığının uyuşmazlık dışı olduğunun kabulüyle davacı alacaklının B.K.nun 73. maddesi çerçevesinde, bu sözleşmeden kaynaklanan para alacağını kendi ikametgahının bulunduğu yer olan Kadıköy İcra Dairesinde takip ve aynı yer mahkemelerinde davaya konu yapmasına engel bir hal olmadığı gözden kaçırılarak takip dairesinin yetkili olmadığına ilişen gerekçe de yerinde olmayıp mahkemece, davalı borçlunun takip dairesinin yetkisine vaki itirazının bir ara kararıyla kaldırılarak, davanın esasına girilmesi gerekirken yukarda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 29.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy