(6762 S. K. m. 309, 556)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.06.2011 tarih ve 2008/381-2011/270 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili, müflis İmar Bankası T.A.Ş. vekili ve TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin İmar Bankası T.A.Ş.'ne para yatırdığını zannederek esasen İmar Bank Off Shore Limited hesap cüzdanının kendisine verildiğini, banka çalışanlarının yönlendirmesi ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile yanıltıldığını, her iki tüzel kişilik arasında organik bir bağ olduğunu, BDDK tarafından bankanın yönetimine el konulduktan sonra off Shore Bank Limited nezdinde açılan hesapların TMSF kapsamında olmadığından bahisle müvekkillerine ödeme yapılmadığını, tüm davalıların alacaktan sorumlu olduklarını ileri sürerek 72.144,89 DM karşılığı 70.446,98 TL'nin avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep ve dava etmiştir.
Davalı Z. C. D. vekili, BDDK vekili, TMSF vekili, müflis banka vekili ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunmalar ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacıların İmar Bank Off-Shore Ltd. tarafından tanzim edilmiş hesap cüzdanları ile toplam 72.144,89 DM müşterek hesaplarının bulunduğu, İmar Bank Off-Shore Ltd.'den paraların tahsilinin mümkün olmadığı, bu nedenle zamansız açılan davadan söz edilemeyeceği, T. İmar Bankası T.A.Ş.'nin yanıltıcı davranışlarla davacıyı yönlendirdiği, bu suretten borçtan sorumlu olduğu, diğer davalıların sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle 36.887,10 EURO asıl alacak ile 16.462,20 EURO iflas tarihine kadar birikmiş faiz olmak üzere toplam 53.349,30 EURO'nun iflas tarihi olan 08.06.2005 tarihindeki TL karşılığı olan 90.025,30 TL'nin davalı müflis İmar Bankası T.A.Ş.'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili, müflis İmar Bankası T.A.Ş. vekili ve TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılardan Müflis İmar Bankası T.A.Ş. İflas İdaresi vekilinin tüm, davacılar vekilinin (2) ve (3) numaralı bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece davalılardan İmar Bankası T.A.Ş. yönetim kurulu üyesi olan K. U.'ın mudi paralarının off-shore hesabına gönderilmesi hususunda çalışanları yönlendirdiği ve bu hususta üyesi bulunduğu yönetim kurulunun emir ve talimatları verdiği bu sebeple 6762 sayılı TTK 556. maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 309. maddesine dayalı olarak sorumlu olduğu nazara alınmadan mümeyyiz davalı hakkında davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla adı geçen davalı aleyhine tahsil hükmü kurulması gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış davacılar vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davacının davalılardan TMSF ve BDDK'ya yönelik temyiz itirazlarına gelince, davalı TMSF'nin dava konusu paranın ödenmemesine neden teşkil eden idari işleminin yerinde olup olmadığının görülme yerinin idari yargı olduğu, yine davalı BDDK aleyhine hizmet kusuruna dayalı olarak açılan alacak davasının tam yargı davası olarak idari yargıda görülmesi gerektiği nazara alınarak davanın görev yönünden reddine karar vermek gerekirken, esastan reddi doğru olmamış davacılar vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
4- Mahkemenin gerekçeli kararı davalılardan TMSF'ye 28.09.2011 günü tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK'nın 432/1 maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 19.10.2011 günü temyiz edilmiştir. Aynı Yasa'nın 432/4'ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.03.1990 gün ve 3\4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davalılardan TMSF vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan müflis İmar Bankası T.A.Ş. İflas İdaresi vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına bozulmasına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan TMSF vekilinin temyiz isteminin HUMK'nın 432/4'üncü maddesi uyarınca süre yönünden reddine, davalılar TMSF (Ing Bank) ve müflis İmar Bankası T.A.Ş. harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 28.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy