(2004 S. K. m. 257, 266) (6762 S. K. m. 592, 690) (1086 S. K. m. 290)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sinop Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.11.2011 tarih ve 2011/597-2011/720 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili, ihtiyati haciz kararı verilen senet üzerinde tahrifat yapıldığını, bu sebeple Sinop C. Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, senedin ilk halinde keşide yerinin yer almadığını ve sadece müvekkili M. Ç.'nun adresinin yer aldığı idari birim Ankara ibaresinin yer aldığı göz önüne alındığında, gerek keşide yeri olmayan ve gerekse borçluların ikametgahı olmayan Sinop Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan işbu ihtiyati haciz talebinin hukuka aykırı olduğunu, yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, müvekkillerinin borçlarının da bulunmadığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
İhtiyati haciz talebinde bulunan vekili, itiraz dilekçesindeki hususların doğru olmadığını, ayrıca açık senet düzenlenmesinin de mümkün olduğunu, senedin anlaşmaya aykırı düzenlendiğinin yazılı delille ispatlanması gerektiğini savunarak itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz talep edenin Sinop Cumhuriyet Savcılığı'ndaki beyanında senetteki yetkili yer olarak Sinop ibaresini kendisinin yazdığını bildirdiği, ihtiyati haciz kararı verilen (borçlu) M. Ç. aleyhine verilen değişik iş sayılı ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkemeden verildiği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının İ.İ.K.nun 266. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, bonoya dayalı ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili, bono üzerine yetkili yer olarak Sinop ibaresinin sonradan yazıldığını, yetkili mahkemenin bonoda borçlu olarak gözüken M. Ç.'nun adının yanında yazılı yer olan Ankara olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunduğu, nitekim ihtiyati haciz talebinde bulunanın Sinop Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesinde Sinop ibaresini bono üzerine sonrada kendisinin yazdığını belirttiği, mahkemece bu beyan da dikkate alınarak itirazın kabulüne yetkisiz mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İ.İ.K.'nun 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü kişi olan taşınır ve taşınmaz mallarını, alacaklarını ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. T.T.K.'nun 690. maddesi yollamasıyla bonolarda da uygulanması gereken aynı Kanunun 592. maddesi hükmü uyarınca bu şekilde bir bononun (lehtar, vade ve miktar hanesi boş olarak )düzenlenerek verilmesi mümkün olduğu gibi, böyle bir boş bonoyu devralan kimsenin lehtar hanesine kendi adını yazarak ciro etmesi veya kendisinin borçlu olduğu bir kişinin adını yazarak ona fiilen devretmesi de mümkündür. Bütün bu işlemlerde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Tamamen doldurulmamış bononun, tedavüle çıkarken anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğu yasal biçimde kanıtlanmadığı sürece, bono üzerinde yazılı vade, tanzim gibi tarihler gerçekliğini ve varlığını korur.
Açık bono düzenlenip verilmesi itimada dayalı bir işlem olup bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu, diğer bir deyişle lehdarın gerçek alacağından fazla bir meblağı bonoya dercettiğini veya yetkili mahkemenin sonradan eklendiğini ileri süren borçlu bu iddiasını H.U.M.K.nun 290. maddesi uyarınca yazılı belgeyle veya diğer bir kesin delille kanıtlamakla yükümlüdür. Somut olayda, ihtiyati haciz kararı talebinde bulunanın bono üzerine yetkili mahkeme olarak Sinop ibaresini yazdığı anlaşılmışsa da, bonodaki bu ibarenin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı şekilde yazıldığının ihtiyati haciz kararına itiraz edenler tarafından ispatlanması gerektiği, muterizler vekilinin bu konuda delil de ibraz edemedikleri dikkate alındığında, yetkiye dayalı ihtiyati haciz kararına itirazın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz kararı talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın ihtiyati haciz kararı talep eden yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy