(2004 S. K. m. 45, 257) (818 S. K. m. 487)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.12.2011 tarih ve 2011/164-2011/165 D.İş sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Can Sibel Meral tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: İhtiyati hacze itiraz eden vekili, ihtiyati haciz isteyen kurumun delil olarak genel kredi sözleşmesi, ihtarname, hesap özeti ve diğer bilgiler eklediğini ancak bu şekilde ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için bu belgelerin 15 gün öncesinden borçlulara tebliğ edilmesinin gerektiğini, böyle bir tebligatın yapılmadığını, ayrıca aynı borç için icrai işlem yapıldığını, itiraz sebebiyle de takibin durduğunu, alacağın rehinle temin edildiğini ve teminat bonosunun verildiğini ileri sürerek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
İhtiyati haciz isteyen vekili, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlulara kredi borcunun ödenmesi için ihtar gönderildiğini ve ihtarnameyle hesap özetinin borçlulara tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibinin yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Balıkesir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2011/8833 İcra dosyasının getirtildiği, yapılan incelemesinde takip alacaklısının F...bank A.Ş., takip borçlusunun Ş. K., takip miktarının 38,452,33 TL olduğu, takip borçlusu Ş. K.'ya ait araç üzerinde rehin bulunduğu Yargıtay içtihatları ve İ.İ.K.nun 257/1 maddesine göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın rehinle temin edilmemiş bulunması ve muaccel olması gerektiği ihtiyati hacze itiraz edeninin itirazının yerinde ve haklı olduğu gerekçesiyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. Alacaklı Banka tarafından borçlu ve kefiller hakkında kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsiline yönelik olarak ihtiyati haciz isteminde bulunulmuş, mahkemece ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmiştir. İtirazda bulunanlar kredi sözleşmesinin asıl borçlu ve kefilleridir. İ.İ.K.nun 45. maddesine göre rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak bu düzenleme asıl borçluyla ilgilidir. Kefillere dair özel düzenleme ise B.K.'nun 487/1. maddesinde yapılmış olup, anılan madde gereğince kefil, borçluyla beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını üstlenmiş ise alacaklı, asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
Buna göre, rehnin asıl borçlu lehine verilmesi halinde bu durumun anılan yasal düzenleme uyarınca kefillere başvurulmasını engellemeyeceği hususu dikkate alınarak, alacaklı Banka tarafından rehnin asıl borçlu lehine verildiği ileri sürüldüğünden mahkemece kredi borcuna teminat olarak asıl borçlu Ş. K.'nın traktöründe kurulan rehnin, muteriz borçlu kefiller A. A. ve A. K. lehine verilip verilmediğinin araştırılarak sonucuna göre ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın değerlendirilmesi gerekirken, B.K'nun kefillere yönelik anılan hükmü nazara alınmadan İ.İ.K'nun 257/1. maddesine dayanılarak davacılar itirazın kabul edilerek yazılı gerekçeyle ihtiyati haczin kaldırılması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle ihtiyati haciz talep eden alacaklı Banka vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın alacaklı Banka yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy