(4721 S. K. m. 2) (5510 S. K. m. 93) (1086 S. K. m. 1) (6762 S. K. m. 4, 5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.7.2010 tarih ve 2010/167-2010/388 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği, temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erol Kaplan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, emekli maaşını davalı bankanın Söke Şubesi'nden aldığını, 23.6.2009 tarihinde aynı bankadan tüketici kredisi kullandığını, krediyi kullanırken imzaladığı belgelere dayalı olarak davalının 1.415 TL tutarındaki emekli maaşından 504 TL'na bloke işlemi uyguladığını, bu işlemin yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek, emekli maaşına uygulanan blokenin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili bankadan çektiği krediye teminat olarak aldığı emekli maaşından aylık kredi taksiti kadar çekilmesine önce muvafakat ettiğini, daha sonra işbu davayı açtığını, davacının bu tutumunun MK'nun 2. maddesine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 23.6.2009 tarihli temliknamelerle tüketici kredisi, kredi kartları ve diğer kredilerden ötürü SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur'dan doğmuş-doğacak maaş, ikramiye ve diğer tüm alacaklarını Halk Bankası Söke Şubesi'ne devir ve temlik ettiği, 5510 Sayılı Kanun'un 5754 Sayılı Kanunla değişik 93/1. maddesi uyarınca yapılan temlik işleminin usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının SGK emekli maaşı üzerine davalı tarafından konulan blokenin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, bankacılık işlemine dayalı alacak istemine ilişkindir.
H.U.M.K.nun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. T.T.K.nun 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları, mutlak ticari dava sayılır. Ticari davalar, T.T.K.nun 5/1 maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine göre Asliye Hukuk veya Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür.
Somut olayda, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat isteminin ticari dava niteliğinde bulunmasına ve bu davaya Tüketici Mahkemesi tarafından bakılacağına dair bir düzenleme mevcut olmamasına göre, işbu ticari davanın genel mahkemelerde görülmesi gerekmektedir. Bu durumda, görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden mahkemece davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması doğru görülmemiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy