(4721 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şavşat Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.06.2010 tarih ve 2009/312-2010/116 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mehmet Alper Bostancı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı temsilcisi, davacının davalı banka nezdinde vadeli mevduat hesabının bulunduğunu, buna ilişkin olarak ellerinde üç adet makbuz olduğunu ancak davalı bankaya başvurduklarında, bankanın kayıtlarında böyle bir hesap bulunmadığını bildirdiğini ileri sürerek, 5.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının banka makbuzları dışında başkaca bir delil ileri sürmediği, banka tarafından verilen cevapta davacıya ait her hangi mevduat hesabına rastlanmadığının bildirildiği, bu suretle davacının alacağını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içeriğinden davacı kooperatif adına, davalı banka nezdinde açılmış olan bir hesabın bulunduğu ve davacı tarafın buna ilişkin olarak üç adet makbuz ibraz ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, söz konusu hesabın kapatıldığı ya da tasfiye edildiği yönündeki ispat külfetinin davalı bankaya ait olduğu göz önüne alınarak yapılacak değerlendirme sonunda sonuca gidilmesi gerekirken, yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy