(2004 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.03.2012 tarih ve 2012/16-2012/16 D.İş sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. D. S tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkiliyle karşı taraf arasında imzalanan Hızır Hesap ve Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca borçlu şirkete kredi kullandırıldığını, ancak kredi borcunun ödenmediğini, bu nedenle borçlu şirketin kredi hesaplarının katedilmiş olduğunu ileri sürerek karşı tarafın mal kaçırma ihtimaline binaen alacakları karşılığında borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, hesabın kat edildiğine ilişkin ihtarnamenin muhatap borçlulara henüz tebliğ edilmediği, borçluların yerleşim yerlerinin belirli olduğu, borçluların mal kaçırdıklarına hazırlandıklarına ilişkin bir delilin ihtiyati haciz isteyen tarafından sunulmadığı gerekçesiyle şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz isteyenle karşı taraf arasında imzalanan Hızır Hesap ve Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklanan ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, hesabın kat edildiğine ilişkin ihtarnamenin muhatap borçlulara henüz tebliğ edilmediği, yerleşim yerlerinin belirli olduğu, borçluların mal kaçırmaya hazırlandıklarına ilişkin bir delilin ihtiyati haciz isteyen tarafından sunulmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ise de, ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için hesabın kat edilmesinin yeterli olduğu, ayrıca buna ilişkin ihtarnamenin muhatap borçlulara tebliği gerekli olmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle ihtiyati haciz isteyen yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy