(5464 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şereflikoçhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30/03/2010 tarih ve 2009/267-2010/50 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinin ticari kredi borçlusu, diğer davalıların ise müşterek borçlu müteselsil kefili olduklarını, 19.10.1999 tarihinde kullanılan kredinin ihtarnameye rağmen ödenmediğini, yapılan icra takibine itiraz edildiğini, halen alacaklarını tahsil edemediklerini ileri sürerek, 3.743,22 TL asıl alacağın , % 5 BSMV, bu güne kadar işlemiş faizi 42.723,64 TL, 18,60 TL masraf olmak üzere toplam 42.742,24 TL'na dava tarihinden itibaren işleyecek % 180 temerrüt faizi ve % 5 BSMV ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, talebin haksız olduğunu, faiz ve diğer borçları kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların kredi borcunu ödemediği, sözleşmede temerrüt faizinin öngörüldüğü, ancak oranı belirtilmemiş ise de davalıların attıkları imza ile bankanın belirlediği faiz oranını sözleşme serbestiyeti ilkesi uyarınca kabul etmiş sayılacakları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.859,54 TL asıl alacağın temerrüt tarihi olan 08.11.1999 tarihinden itibaren yıllık % 180 temerrüt faizi ve % 5 BSMV ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, 2.859,54 TL asıl alacağın temerrüt tarihi olan 08.11.1999 tarihinden itibaren % 180 temerrüt faizi ve % 5 BSMV ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf dilekçesinde, ana para, işlemiş faiz, BSMV tutarı olarak 42.742,24 TL'nin tahsilini talep etmiş, ana para, işlemiş faiz ve BSMV tutarını müddeabih konusu yapmıştır.
Ancak, mahkemece davacının müddeabihe konu alacak tutarları bilirkişi tarafından ayrıntılı olarak belirlendiği, krediye konu aracın rehinin paraya çevrilmesi yoluyla belirlenen satış tutarı dahi belirlenen bu tazminat miktarından düşüldüğü halde, yukarıda açıklandığı gibi eksik olarak hüküm tesis edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının müddeabihe konu alacak tutarlarının ayrı ayrı belirlenip, bu belirlenen miktardan araç satış tutarı da düşülerek tespit olunan miktarın hüküm altına alınması gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre davalılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin vekalete ilişkin temyiz itirazının incelenmesine gerek bulunmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 25.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy