(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.03.2010 tarih ve 2008/186-2010/32 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı M. Ö.'ten mal satın aldığı, bu sebeple davalı M. Ö.'ün müvekkilinden 8.500 TL, faiz ve masrafları ile birlikte alacaklı olduğunu, müvekkilinin borcunu zamanında ödeyemediği için alacağın Ankara İcra Müdürlüğünün 2006/9279 takip nolu dosyası ile icra takibine konulduğunu, alacaklı olan M. Ö.'ün fatura vermekten ve vergi vermekten kaçmak amacıyla icra takibinde alacaklı olarak diğer davalı A. Ö.'ü gösterdiğini, icra takibi sebebiyle 06.03.2007 tarihinde müvekkilinin iş yerinde yapılan hacizde müvekkilinin davalıya 500 TL nakit ödeyip iki adette 30.03.2007 ve 30.04.2007 vadeli 2.500'er TL'lik bono senedi verdiğini, icra dosyasına da 2.225 TL ödemede bulunduğunu, ödenen miktarların toplandığında müvekkilinin borcun tamamını ödenmiş olmasına rağmen, alacaklı A. Ö.'ün senetleri tahsil ettiklerini icra dairesine bildirmediğini, borcun kısmen ödenmiş olduğu kabul edilerek müvekkiline ait Kızılcahamam 154 ada, 631 parseldeki 1/3 hissesine haciz konulduğunu ve satışı yapılarak hisseli taşınmazın A. Ö. adına tescil edildiğini ileri sürerek müvekkilinin davalılara borcu olmadığının tespitini, fazla tahsil edilen 3.000 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan istirdadını, haksız yere icrada satılan 154 ada, 631 parseldeki davalı A. Ö. adına yapılan hisse tescilinin iptalini ve müvekkil adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkillerinden M. Ö.'ün davaya konu edilen icra dosyasında taraf olmadığı halde davalı gösterildiğini, bu nedenle M. Ö. aleyhine açılan davanın husumet yönünden, istirdat davasının ise görev yönünden reddi gerektiğini, davacının satış yapılan icra dosyasında borçlu olduğunu, yapılan satışın bu şekilde davaya konu edilemeyeceğini, ihale günü davacının ihale salonunda mevcut ve satış evrakında imzası olduğunu, davacının ihalenin feshi davası açmadığını, tapu iptali açmaya hukuken hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu 154 ada 631 parsel nolu taşınmaz açısından ihalenin feshi davası açılması gerekirken, tapu iptal davası açılmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine, borçlu olunmadığının tespiti davası açısından ise mahkemenin yetkisizliğine ve yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğuna karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı davaya konu taşınmazının borcu olmadığı halde haksız olarak haczettirilerek satıldığını ve taşınmazın davalı A. Ö. tarafından satın alındığını ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteminde bulunduğuna göre, mahkemece yetkisizlik kararı verilen menfi tespite ilişkin davanın neticesi beklenip, o dava da iddia edildiği gibi borç bulunmadığının sabit olması halinde, davacının genel hükümler uyarınca taşınmazını haciz yolu ile satın alan takip alacaklısına karşı tapu iptal ve tescil davası açabileceği, ihalenin feshi davasının açılmamasının ise bu hususta dava açılmasına engel teşkil etmeyeceği nazara alınarak, menfi tespit davasının neticesi beklenmek suretiyle bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 2 nolu bent dışındaki temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy