(2004 S. K. m. 257, 265)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.08.2011 tarih ve 2011/541-2011/535 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Alper Bostancı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, ihtiyati haciz kararına konu bonoda ciranta zincirine uyulmadığını, bononun protesto işleminin ardından ciro edildiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati haciz kararına konu bononun lehdar tarafından protesto işlemine tabi tutulduğu ve ardından alacaklı Cengiz Kurt'a ciro edildiği ve bu cironun alacağın temliki hükmünde olduğu gerekçesiyle itirazın kabulüyle daha önce verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı ihtiyati tedbir talep eden vekili temyiz etmiştir.
1-) Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İİK. m. 265/1 uyarınca, ihtiyati haciz kararlarına karşı itiraz süresinin 7 gün olduğu düzenlenmiş olup, dosya içeriğinden, itiraz edenin itirazının süresinde olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda, mahkemece muteriz borçlu vekilinin itirazının süresi içinde yapılıp yapılmadığı, alacaklı vekilinin bildirdiği icra dosyası örneği de getirtilip belirlendikten sonra esasa girilmesi gerekirken değinilen husus incelenmeksizin sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
2-) Öte yandan, İİK. nun 265 inci maddesinde ihtiyati haciz kararına itiraz nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Buna göre borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebilir. Yine aynı yasanın 257 nci maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz kararı verilmesini talep edebilir. Somut olayda ise mahkemece, davaya konu olan bononun protesto işlemine konu edilmesinin ardından ciro edildiği gerekçesiyle daha önce verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmişse de, söz konusu bononun ödememe protestosundan sonra ciro işlemine tabi tutulması ancak def'iler yönünden alacağın temliki sonucunu doğuracağından talep konusu ihtiyati haciz işlemine bir etkisi bulunmamaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, alacaklı tarafından ihtiyati haciz talep edilebileceği ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını gerektiren nedenlerden hiç birisinin somut olayda bulunmadığı göz önüne alınmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın ihtiyati haciz isteyen alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy