(554 S. KHK. m. 44, 52)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29/06/2010 tarih ve 2007/438-2010/496 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. O. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin endüstriyel tasarım tescil belgesi aldığı benny isimli sandalyenin aynısının ve aldatıcı nitelikteki benzerinin davalı tarafından üretildiğini, davalının bu yolla haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin ürününün ticari itibarını azalttığını ve müvekkilini manevi olarak yıprattığını ileri sürerek, davalı şirketin tecavüzünün tespiti ve önlenmesine, üretimin durdurulmasına, üretilen mamul ve yarı mamul mallara ve üretimde kullanılan araç ve gereçlere el konularak imhasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 60.000 TL maddi, 40.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davaya konu tasarımın yeni olmadığını, 2001 yılında İtalya'da bilinen haliyle Türkiye'de üretime başlandığını savunmuş, karşı davada ise davacı tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini, hükmün ilanını, müvekkili şirketin karşı tarafın sandalye tasarımına tecavüzü olmadığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalının tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığı gerekçesiyle, davacı-karşı davalının davasının reddine, davalı-karşı davacını davasının kabulü ile davacıya ait endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı -karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı-karşı davacının vekilinin temyizi itirazlarına gelince; asıl davanın reddine karar verildiğine göre reddedilen maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak ayrı ayrı nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken, yazılı gerekçeyle maktu oranda ve tek ücret tayini doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı karşı davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı karşı davacıya iadesine, 11.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy