(6100 S. K. m. 17) (2004 S. K. m. 67)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 09.02.2012 tarih ve 2011/349-2012/32 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin A. A.Ş.'nin acentesi olduğu Ö. A. isimli gemide yağcı olarak görev yaptığını, ödenmeyen çalışma ücretinin tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hizmet sözleşmesi uyarınca Malta Mahkemelerinin yetkili olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 15 inci maddesi uyarınca, Malta Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17 nci maddesine göre, Yetki Sözleşmesi, tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde geçerlidir. Yalnız tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıklar hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Yetki sözleşmesi yapabilecek kişilere tahdit getirilmesindeki amaç, özellikle iktisaden büyük işletmelerin ve güçlü olan tarafın genel şartlar veya genel işlem şartları adı altında, sözleşmenin iktisaden ve sosyal bakımdan güçsüz olan tarafa yetki sözleşmesini dayatmasından korumaktır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun zaman bakımından uygulanmasına ilişkin md. 448 hükmüne göre; Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır. Şu halde; 6100 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar, 1086 s. Kanun'a göre yargılaması başlanmış ve tamamlanmış usuli işlemleri etkilememek kaydıyla, 6100 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak olan işlemler yeni kanuna tabi olacaktır. Ayrıca HMK'nun yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılacak davalara ise yeni kanun uygulanacaktır. Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, tacir veya kamu tüzel kişisi olmayanlar arasında yapılmış olan yetki sözleşmesine dayanılarak yetkili kılınmış mahkemede, 1 Ekim 2011 tarihinden sonra dava açılamayacaktır. Bu nedenle dava tarihi itibarıyla, HMK'nın 17. md. uyarınca geçerliliği kalmayan yetki şartına göre yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy