(6762 S. K. m. 3, 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Tüketici Mahkemesi'nce verilen 2.6.2011 tarih ve 2010/974-2011/699 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Güliz Okyar Çalışkan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışında bulunduğu sırada bankamatik kartı ve şifresinin kimlik bilgileri sorgulanmaksızın müvekkilinin ayrı yaşadığı eşine teslim edildiğini, eşinin de kötü niyetli olarak hesaptan 79.800 TL çektiğini, bankanın uğranılan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 79.800 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 14.1.2011 tarihli dilekçesiyle dava değerini 50.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminat talebini de içerir şekilde ıslah etmiştir.
Davalı vekili, görev itirazında bulunmuş, davanın husumet yönünden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, incelemenin genel hükümlere göre yapılması gerektiği, Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankadan rıza dışında çekilen para ile ilgili haksız işleme dayalı alacak istemine dair olup, TTK'da mutlak ticari iş olarak düzenlenen bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır. Davanın bu niteliğine göre genel mahkemede görülmesi gerekir. Mahkemece, davalı vekilinin görev itirazı nazara alınarak isabetli şekilde görevsizlik kararı verilmiş ise de, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini savunan davalı vekilinin aynı zamanda işbölümü itirazında bulunduğu nazara alınmamış, ayrıca yetki itirazı bulunmadığı halde görevsizlik kararı ile birlikte resen bu hususta da karar verilmiştir. Mahkemece, dosyanın talep halinde İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi ve yetki hususunun görevli mahkemede değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bozulmasına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy