(6100 S. K. m. 5, 15, 16) (1086 S. K. m. 9, 10)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.03.2012 tarih ve 2011/1529-2012/375 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline makine kırılma sigorta poliçesi ile sigortalı makinelerin ani voltaj yükselmesi sonucu hasarlandığını, hasar bedelinin sigortalısına ödendiğini, hasardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 2.300,40 Euro'nun davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, yetki, görev, husumet itirazı yanında, müvekkilinin sorumlu olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı ile dava dışı sigortalı arasında imzalanan Abonelik Sözleşmesi'nin 15. maddesi uyarınca Kocaeli, HMK'nun 16. maddesi uyarınca Gebze Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın Gebze Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yetkisiz mahkemede davanın açılması durumunda, bir ayrım yapmak gerekir. Şayet yetki kesin yetki ise veya kanunda uyuşmazlığın sadece o yer mahkemesinde görüleceği belirtilmişse, taraflar bu yetki itirazını davanın her aşamasında ileri sürebilecekleri gibi, mahkeme de davanın her aşamasında bu durumu kendiliğinden gözetmelidir. Bunun dışındaki hallerde, yetki itirazı cevap süresi içinde ileri sürülebilir. Davalı tarafından süresinde ileri sürülmeyen yetki itirazı daha sonra ileri sürülemez, mahkemece de dikkate alınmaz ve dava yetkisiz mahkemede görülmeye devam edilir. Davalı yetki itirazında bulunurken doğru şekilde yetkili mahkemeyi de göstermelidir, aksi halde yetki itirazı kabul olunamaz. Somut olayda, davalı vekili, 27.07.2011 tarihli süre uzatım dilekçesiyle mahkemenin yetkili olmadığını ileri sürmüş ise de, yetkili mahkemeyi bu dilekçe ve 29.09.2011 tarihli cevap dilekçesinde göstermemiştir. Bu nedenle usulüne uygun yapılmayan yetki itirazının reddi ile işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy