(6102 S. K. m. 4) (6762 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.12.2012 tarih ve 2012/76-2012/498 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mehmet Alper Bostancı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 2004 yılı içerisinde nüfus cüzdanının kaybolduğunu ya da çalındığını, nüfus cüzdanını bulan kişinin yerine kendi fotoğrafını yapıştırarak, davalı bankanın Kayseri Merkez Şubesi'nde müvekkili adına hesap açtırdığını ve ardından dava dışı bir kişinin bir başka bankadaki maaş hesabından 1.350 TL'yi internet bankacılığı aracılığıyla müvekkili adına açtığı sahte hesaba aktardığını, bu sebeple müvekkili hakkında adli takibat başlatıldığını, müvekkilinin havaalanında kelepçelenerek gözaltına alındığını ve hakkında Çubuk Asliye Ceza Mahkemesi'nde nitelikli hırsızlık suçu sebebiyle dava açıldığını, davalı bankanın hesap açılması sırasında elinde bulunan kamera görüntüleri ve delilleri takip etmeyip polise bildirmeyerek seyirci kaldığını ve müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu ileri sürerek, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı bankanın hesap açan kişinin kimliğinin sahte olup olmadığı kontrol etmeyerek objektif özen yükümünü yerine getirmemesi sebebiyle tazminat talebinde bulunduğu, davanın mutlak ya da nispi ticari dava mahiyetinde olmadığı, dava konusu olayda Borçlar Kanunu'nda düzenlenen objektif özen yükümlülüğün ihlalinin söz konusu olduğu ve TTK'nın 18'inci maddesinde düzenlenen tacirin sorumluluğuna ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile dosyanın talep halinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili adına, sahte kimlik belgesi kullanılmak suretiyle davalı banka nezdinde hesap açıldığını, bu hesabı açan kişi ya da kişiler tarafından internet bankacılığı yolu ile dolandırıcılık eylemleri gerçekleştirildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir. Buna karşın davacı tarafça ileri sürülen iddia bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup, gerek 6762 Sayılı mülga, gerekse mer'i 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde bankacılık işlemleri ticari dava olarak sayılmıştır. Bu itibarla, mahkemece davanın esasına girilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy