(2709 S. K. m. 141) (6100 S. K. m. 394)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10/01/2013 tarih ve 2013/15-2013/15 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Ç... A.Ş. hisselerinin müvekkiline devri konusunda şirket ortakları ile müvekkili arasında sözleşme düzenlendiğini, bu kapsamda müvekkili tarafından 845.000 TL bedelli bono tanzim edilip verildiğini ancak lehdar kısmının boş bırakıldığını, davalının isminin anlaşmaya aykırı olarak lehdar hanesine yazıldığını, davalının hisse devrine konu şirketin ortaklarından olup müvekkilinin davalıya olan borcunun 409.230,78 TL ile sınırlı olduğunu ileri sürerek, davaya konu bono nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemli açtığı davada bono üzerine ödeme yasağı konulmasını talep etmiş, mahkemece tensip kararı ile davaya konu bononun davacının kabulünde olan 409.230,78 TL üzerinde icra takibine konulmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş, bono hamili üçüncü kişinin itirazı üzerine bu kez verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Talep ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 394/5. maddesi uyarınca, karşı taraf kendisi dinlenmeden (yokluğunda) verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edebilir. İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Ancak temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması; ayrıca verilen kararın HMK kapsamında gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası'nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. Temyiz edilen kısa karar, bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair karar verilmesi üzerine, HMK hükümleri uyarınca usulüne uygun şekilde gerekçeli karar yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın ihtiyati tedbir isteyen davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy