(4389 S. K. m. 10) (818 S. K. m. 306, 307) (5411 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ereğli (Konya) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.12.2011 tarih ve 2008/310-2011/563 Sayılı kararın yargı tayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Ziraat Bankası Ereğli Şubesi Müdürlüğü'ne 18.5.2001 tarihinde 38931783-5001 numaralı vadeli hesap açtırdığını, bu hesaba 20.770,00 TL vadeli para yatırdığını, ek hesaplarının ise 5002, 5003, 5004, 5005 olduğunu, müvekkilinin yakını olan ve bankada görevli davalı H. K.'nun, müvekkilinin hesabından usulsüz işlem yaparak 20.770,00 TL'sini mal edindiğini, davalı banka şubesinin çalışanı olan diğer davalının usulsüz işlemlerinden dolayı müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, müvekkiline vermiş olduğu zararları tazmin yükümlülüğünün bulunduğunu, davalı Hakan'ın mal edindiği 20.770,00 TL'sini müvekkilinin davalı banka şubesi hesabına yatırdığı halde, davalı banka şubesinin müvekkiline ödeme yapmadığını, müvekkilinin davalı bankaya yatırmış olduğu 20.770,00 TL alacağın hesaplarda usulsüz işlem tarihi olan 17.2.2005 tarihinden itibaren işleyecek vadeli mevduat faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini talep ettiklerini yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının, oğlu K. G.'in iştirakiyle bankanın müfettişliğine verdiği 27.3.2007 tarihli beyanıyla müvekkilini ibra ettiğini, keza mezhur müfettiş raporu üzerine banka disiplin kurul başkanlığının 14.12.2007-486/G sayılı kararıyla genel müdürlük makamının 3.3.2008/40 Sayılı onayında da zimmet tutarlarının iadesinin karara bağlandığını ve fakat mudiler arasında davacının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı H. K. vekili, müvekkilinin Ereğli Ziraat Bankası'nda çalıştığı dönemlerde davacının mevduatlı hesabındaki parasını hiçbir surette usulsüz işlemler yaparak mal edinmediğini, davacının talebi üzerine işlemler yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca banka kayıtlarında davacının iddia ettiği gibi 20.770,00 TL hesap açılışıyla ilgili hesap kaydının görülemediği, davacının izni olmaksızın, davalı H. K.'nun davacının 17.2.2005 tarihinde B tipi fon hesabından aktarmak suretiyle kendi imza atarak çektiği 11.360,00 TL'yi (işlem tarihindeki 293 pay B Tipi Fonu) dava tarihindeki değerinden hesaplanmak suretiyle bulunan 19.001,05 TL bakımından davacının alacaklı olduğu ve dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, davacıya ait mevduat hesabındaki paranın, diğer davalı H. K. tarafından, sahte imza ve işlemlerle çekildiği iddiasına dayalı zarar tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 Sayılı Yasayla değişik 4389 Sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4. ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. B.K.'nun 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faiziyle iadeye mecburdur. Aynı Kanunun 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nefi ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir.
Somut olaya gelindiğinde, davalı banka çalışanı diğer davalı H. K.'nun hesap sahibi davacı F. G.'e karşı sorumluluğu bulunmadığı halde zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması doğru olmamış, mümeyyiz davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazların kabulüyle kararın adı geçen davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3) Bozma sebep ve şekline göre, davalı H. K. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı banka vekillinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kararın davalı H. K. yararına bozulmasına, (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle bozma sebep ve şekline göre, davalı H. K. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 1.015,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Ziraat Bankası A.Ş'den alınmasına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz eden davalı H. K.'a iadesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy