(6762 S. K. m. 549, 594)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.12.2011 tarih ve 2011/5-2011/684 Sayılı kararın yargı tayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, ancak davalı diğer iki ortağın müvekkilini saf dışı bırakır şekilde hareket ettiklerini, taraflar arasında güvensizlik ortamının oluştuğunu, müvekkili adına sahte imzayla müvekkilinin şirket müdürlüğüne son verilmesine dair ortaklar kurulu toplantısı yapıldığını, müvekkilinin oğluna da saldırılar da bulunduklarını, ileri sürerek T.T.K.nın 549/4 maddesi gereğince şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, İstanbul Ticaret Mahkemeleri'nin görevli ve yetkili olduğunu, aynı konuya dair dava bulunduğunu ve derdestlik itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/352 esas sayılı dosyasında davacının C. K., davalılarının S... Gıda Sanayi ve Ticaret Şti., M. S. ve F. Ç. olduğu, 1.9.2008 tarihli dava dilekçesi ile ve işbu davadaki aynı gerekçelerle davalı şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesinin istendiği, her iki davanın da aynı şirkete yönelik ve aynı nedenlere dayalı olarak davalı şirketin fesih ve tasfiyesinin talep edildiği, derdestlik itirazının da süresinde yapıldığı, gerekçesiyle derdestlik itirazının kabulüyle davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkindir. Mahkemece, dava derdestlik hukuki sebebi sebebiyle reddedilmiştir. Ancak, davalı tarafların dava dilekçesi 7.4.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, o tarihte yürürlükte olan 1086 Sayılı H.U.M.K.nın 187. maddesi uyarınca 10 günlük yasal cevap süresi geçtikten sonra 7.6.2011 tarihinde derdestlik ilk itirazı ileri sürülmüştür. Aynı Kanunun 195. maddesi uyarınca davalı ilk itirazlarının dava dilekçesinin tebliğinden 10 gün içinde mahkeme kalemine bildirmek zorundadır. Bu itibarla süresinde ileri sürülmeyen derdestlik itirazının gözetilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle yerel mahkeme kararının bozulmasına, ödenen temyiz peşin harcın istem halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy