(2004 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.3.2013 tarih ve 2013/32-2013/34 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: ihtiyati haciz isteyen vekili, müvekkilinin karşı taraftan 5.12.2011 düzenleme tarihli, 50.000,00 TL bedelli emre muharrer senetle alacaklı olduğunu, senedin vadesi geçtiği halde borçluların borcunu ödemediğini ileri sürerek, borçlunun haczi kabil menkul ve gayrimenkul mallarıyla 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, talep eden bankayla O. D. arasında imzalanan 5.12.2011 tarihli kredi sözleşmesine M. Ç., G. O. ve H. M. K.'ın kefil sıfatıyla imza attıkları, talebe konu bononun da kredi sözleşmesiyle aynı tarihi taşıdığı ve aynı taraflar arasında imzalandığı, bankalarca bononun kredi sözleşmesi dışında alınmasının söz konusu olmayacağı, bu sebeple bononun kredi sözleşmesinin teminatı sebebiyle alınmış olduğunun kabulü gerektiği, bononun teminat amacıyla alınmış olması sebebiyle kambiyo senedi vasfını taşımadığı ve İ.İ.K.257. maddesindeki şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, ihtiyati haciz isteyen vekilince temyiz edilmiştir.
İstem, ihtiyati hacze ilişkindir. Mahkemece ihtiyati hacze dayanak teşkil eden bononun kredi sözleşmesinin teminatı olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. İsteme dayanak bono metinlerinde bonoların kredi sözleşmesi teminatı olduğuna dair herhangi bir ibare ve açıklık bulunmadığı ve dosyada da bu yolda herhangi bir delil olmadığı gibi bononun teminat senedi olarak düzenlenmesi de kıymetli evrak vasfını etkilemeyeceğinden istemin reddi doğru görülmemiş, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy