(2709 S. K. m. 141) (1086 S. K. m. 388, 428)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.03.2013 tarih ve 2013/107 Esas sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden (davalılar) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: İhtiyati tedbir isteyen vekili, davalı şirketin sermayesini temsil eden ve İ... Perlit İnş. San. ve Tic. A.Ş.'ne ait olan 10,000 adet hissenin, şirket esas sözleşmesinde kabul edilen prosedüre uyulmaksızın diğer davalılara devredilmesi nedeniyle, hisse devir işleminin geçersizliğinin tespiti, müvekkiline aidiyetine ve pay defterinde davalılar adına olan kaydın iptaline dair açılan davada, söz konusu hisseler üzerinde karar kesinleşinceye kadar üçüncü kişilere devir, temlik ve rehin verilmesini ve her türlü tasarrufun önlenmesi gerektiğini ileri sürerek, davaya konu hisseler üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca tensiben E... Enerji ve Entegre Tarım ürünleri Üretimi Gıda Sanayi ve Tic. A.Ş.'de 26.8.2005 tarihli yönetim kurulu kararı gereğince İ... Perlit İnş. San ve Tic. Ltd. Şti'ye ait olup davalılar M. B., A. U. T, G. A., P. P. ve O. B.'ye devri yapılan toplam 10.000 adet hisse üzerine dava sonuçlanıncaya kadar başkalarına devir ve temlikinin, rehin verilmesinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.
Davalılar vekili; devir tarihinde ortak olmayan davacının ihtiyati tedbire esas herhangi bir hakkı olmadığı gibi ihtiyati tedbirin kanuni şartlarının da oluşmadığını ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiştir. Mahkemece 18.03.2013 tarihli ara kararıyla itiraz reddedilmiştir. Karar, ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, ihtiyati tedbir kararına itiraz istemine ilişkindir.
H.U.M.K.nın 388. maddesi hükmüne göre mahkeme kararları, en azından iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Yine Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da H.U.M.K.428. maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.
Temyiz konusu yapılan ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair mahkeme kararı, H.U.M.K.nın 388. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, denetime elverişli değildir. O halde, gerekçesiz şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeple ihtiyati tedbir kararına itiraz eden vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy