(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 42. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 3.10.2012 tarih ve 2012/53-2012/216 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında 10.1.2010 tarihinde Tek Satıcılık Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 7. maddesi gereğince davalının karşılaması gereken ödemelerin tahakkuk ettiği, bunlara dair faturaların davalıya verildiğini, faturaların süresinde ödenmemesi üzerine ilamsız icra takibi yapıldığını ancak davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının tahsilini dava ve istemiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında akdedilen Tek Satıcılık Sözleşmesi'nin davacı tarafından haksız şekilde feshedildiğini, haksız fesihten kaynaklanan alacaklarına dair davanın İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/281 Esas sayılı dosyasında devam ettiğini, bu dosyanın ön sorun yapılmasını, davacının kesmiş olduğu yansıtma faturalarının sözleşmenin feshinden sonraki dönemin tanıtımına dair bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında Tek Satıcılık Sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşmeyle marka kullanım hakkının da davacıya verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının, sözleşme gereği, markanın tanıtım ve reklamı için yapmış olduğu harcamaları yansıtma faturası düzenleyerek, davalıya gönderdiği, davacının faturaları, marka kullanım hakkına dayanarak düzenlendiği bu sebeple uyuşmazlığın 556 Sayılı KHK kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine, istenmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça, Tek Satıcılık Sözleşmesi'nin 7. maddesi uyarınca davalı tarafından karşılanması gereken tanıtım ve reklam giderleri için düzenlenen faturaların ödenmemesi sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istenmiştir. Bu durumda, söz konusu sözleşmeyle kullanılmasına izin verilen markadan kaynaklanan bir uyuşmazlık mevcut olmayıp, aynı sözleşmenin tanıtım ve reklam giderlerine yönelik hükümlerine dayalı olarak talepte bulunulduğuna göre, uyuşmazlıkta 556 Sayılı KHK hükümlerinin uygulanma yeri bulunmadığı ve dolayısıyla uyuşmazlığın mahkemenin görevi dahilinde olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy