(6100 S. K. m. 10, 15) (818 S. K. m. 89)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.3.2013 tarih ve 2013/75-2013/98 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının işveren mali mesuliyet sigorta poliçesiyle müvekkilinin işyerinde meydana gelen iş kazası sonucu üçüncü kişilerin talep edeceği tazminatların sigorta altına aldığını, müvekkilinin işçisinin geçirdiği kaza sebebiyle mahkemece müvekkili aleyhine tazminat kararı verildiğini, müvekkilinin 117.881,00 TL ödemede bulunduğunu, bu miktarın poliçe teminatı kapsamında davalıdan tahsili için başlattığı icra takibine yönelik olarak davalının icra dairesinin yetkisine ve borcun esasına itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin idare merkezinin Ümraniye ilçesi olması sebebiyle davaya bakmakla Ümraniye Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davada müvekkiline husumet düşmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, takip dosyasında hem borca hem de icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması sebebiyle mahkemece, öncelikle icra takibine yönelik yetki itirazının incelenmesi gerektiği, bu tip davalarda H.M.K.15. maddesi gereğince rizikonun meydana geldiği yer icra dairesinin yetkili olduğu, davacının işyeri Afyonkarahisar olup iş kazasının da burada gerçekleştiği, sigorta poliçesinin düzenlendiği yerin yetkili olduğuna dair H.M.K.da hüküm bulunmadığı, takibin Afyonkarahisar veya davalının yerleşim yeri olan Ümraniye'nin bağlı bulunduğu İstanbul Anadolu Adliyesi icra dairelerinin yetkili olması sebebiyle davalının icra dosyasındaki yetki itirazının doğru ve yerinde olduğu, bu durumda itirazın iptali davasına konu edilebilecek yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işveren mali mesuliyet sigorta poliçesine istinaden sigortalının zararını, kendi sigortacısından tazmini için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı sigortalıyla davalı sigorta şirketi arasında mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunmakta olup, taraflar arasında sigorta sözleşmesi bulunması sebebiyle H.M.K.nın 10. maddesine göre icra dairesinin yetkisi belirlenmelidir. H.M.K.nın 10. maddesinde sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği belirtilmiştir. 6098 Sayılı B.K.nın 89. maddesinde para borçları için ifa yeri alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olarak belirlenmiştir. Bu durumda, davacı sigortalı, kendi sigortacısından poliçeye istinaden tazminat isteminde bulunduğuna göre ifa mahalli davacının ikametgahıdır. Davacı sigortalı, tazminatın tahsili için kendi ikametgahı olan Konya İcra Dairesi'nde takip başlattığına göre, takibin yetkili icra dairesinde başladığının kabulü gerekir. Belirtilen hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde icra dairesinin yetkisiz olması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy