(6098 S. K. m. 89)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.4.2013 tarih ve 2012/280-2013/91 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiliyle davalı arasında cari hesap ticari ilişki bulunduğunu cari hesapta bulunan alacağının süre içerisinde ödenmemesi üzerine davalı borçlu hakkında toplam 37.477,97 TL için icra takibine başlandığını, davalı borçlunun takip konusu borca ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu ileri sürerek borca ve yetkiye itirazın iptaline, icra takibin devamına, davalı aleyhine % 40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahının Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi sınırları içerisinde olduğundan mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, ayrıca müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini davacı aleyhine % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin ticaret merkezinin Bakırköy ilçesi sınırları içinde kaldığı ve davanın açıldığı 11.3.2008 tarihi itibariyle HSYK kararı gereğince Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin faaliyete geçirilmiş olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddiyle dava dosyasının karar kesinleştiğinde ve talep halinde Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava taşıma ilişkisinden kaynaklanan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Takip tarihinde yürürlükte olan T.B.K.nın 89/1 maddesi Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, ifa edilir şeklinde düzenlenmiş olup, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin inkar edilmemesi ve sözleşmede aksine bir hüküm bulunduğuna dair bir itiraz da ileri sürülmemesi nedeniyle, takip yeri mahkemesinin yetkili olduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçelerle yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy