(2004 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.4.2013 tarih ve 2013/58-2013/60 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz isteyen vekili, karşı tarafın 30.11.2011 tarihinde düzenlediği, 26.2.2013 vade tarihli 845.000,00 TL bedelli senet sebebiyle alacaklı olduğunu, senedin vadesi geçtiği halde borcun ödemediğini bildirerek borçluların haczi kabil menkul gayrı menkul mallarıyla 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca, ihtiyati hacze dayanak olarak gösterilen, 30.11.2011 keşide tarihli 845.000,00 TL bedelli senet metninde teminat olarak alındığının yazılı olduğu, senedin arkasında bulunan yazıya göre ilgi tutulan 30.11.2011 tarihli hisse devri vaadi anlaşmasının 4.9 maddesinde senedin teminat senedi olduğunun yazılı olduğu, bu sebeple kayıtsız şartsız borç ikrarı içermeyen söz konusu senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı ve İ.İ.K.257 maddesindeki şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
İ.İ.K. 257. maddesinde alacağının vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş alacaklının ihtiyati haciz isteyebileceği hususu düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, ihtiyati haciz isteyen 26.2.2013 vadeli bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunmuş olduğundan ve mahkemenin ihtiyati haczin reddine gerekçe yaptığı hususlar bu tür bir taleple değil ancak bir menfi tespit davasıyla incelenebilecek hususlar olduğundan mahkemece talebin kabulüne karar vermek gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy