(6102 S. K. m. 449)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.6.2013 tarih ve 2013/163 D. İş sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati tedbir talep edenler vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: İhtiyati tedbir talep eden vekili, müvekkillerinin karşı taraf olan şirkette azınlık pay sahibi ortaklar olduğunu, şirketin 29.3.2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında müvekkillerinin muhalefetine rağmen karar ve toplantı nisabına aykırı olarak alınan ana sözleşme değişikliklerini içeren kararların yoklukla malul olduğunu ileri sürerek iptalini talep ettiği genel kurul kararlarının icrasının ve bilhassa bu kararlar çerçevesinde işlem yapılmasının dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; ihtiyati tedbir talebinin içeriği yargılamayı gerektirdiği ve delillerin toplanması bitirildiğinde değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İhtiyati tedbir talep eden vekili; kararı temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirketin genel kurul toplantısında alınan kararlarının yoklukla malul oldukları iddiasına dayalı iptali istemine dair olup, davacı tarafından söz konusu kararların dava sonuna kadar icrasının geri bırakılması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi istenmiştir. Mahkemece; ihtiyati tedbir talebinin içeriğinin yargılamayı gerektirmesi sebebiyle talebin reddine karar verilmiştir. 6102 Sayılı T.T.K.nın 449. maddesinde, "Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, davaya konu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir." denilmiştir. Buna göre; mahkemece, davaya konu olup iptali istenen genel kurul kararları doğrultusunda davalı A.Ş.'nin yönetim kurulu üyelerinin usulüne uygun olarak davet edilip görüşleri alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddedilmesi doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy