(6100 S. K. m. 316)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.5.2013 tarih ve 2012/309 - 2013/103 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tasfiye memuru vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, tasfiye edilip sicilden silinen P... Tekstil San. Ve Dış Tic. Ltd. Şirketinin eski çalışanı olan davacının, işçi alacaklarının tahsili amacıyla İstanbul 8. İş Mahkemesi'nin 2012/344 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, mahkemenin tasfiye edilen şirketin ihyasını sağlamak üzere kendisine yetki verdiğini ileri sürerek, P... Tekstil San. Ve Dış Tic. Ltd. Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tasfiye memuru vekili, şirket tasfiye işlemlerinin usulüne göre yapıldığını, şirketin davacıya her hangi bir borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne Tasfiye Halinde P... Tekstil San. Ve Dış Tic. Ltd. Şirketinin İstanbul 8. İş Mahkemesi'nin 2012/344 Esas sayılı dosyasına münhasıran ihyasına karar verilmiştir. Kararı, davalı tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirketin ihyası talebine dair olup mahkemece, davanın kabulüyle şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu ve tasfiye edilen P... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şirketinin tasfiye memuru M. H. davalı olarak gösterilmiş, mahkeme kararının karar başlığında ise davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yer verilmemiştir. Tasfiye edilen şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasında tasfiye kurulu ve ticaret sicil müdürlüğüne husumet yöneltilmesi gerekir. Davacı da doğru hasımlara davayı yöneltmiş ancak yargılama aşamasında ticaret sicil müdürlüğüne dava dilekçesinin tebliği sağlanmadığı gibi, mahkeme kararında ticaret sicil müdürlüğü davalı olarak gösterilmeyerek hakkında hüküm kurulmamıştır. Bu suretle, anılan eksiklik yönünden kararın bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, ihya davalarının yargılamasının 6100 Sayılı H.M.K.nın 316. maddesinde sayılan işlerden olmaması ve 6102 Sayılı T.T.K.'nda bu konuda basit yargılamaya tabi olduğuna dair hüküm bulunmaması karşısında yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen tensiben yargılamanın basit yargılama usulüyle yapılmasına da karar verilerek, basit yargılama usulüyle yargılama yapılması ve sonuca varılması doğru görülmemiş, davalı tasfiye memuru vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı tasfiye memuru vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı tasfiye memuru vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı tasfiye memuru yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı tasfiye memuru vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy