(1086 S. K. m. 438) (818 S. K. m. 47)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.10.2012 tarih ve 2011/116-2012/553 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220,00 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi H. C. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin TSK Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkez Komutanlığı'nda binbaşı rütbesiyle çalıştığını, davalıya ait uçakla 8 günlük resmi bir görev için Astana'ya gittiğini, Astana'ya vardığında bagajına ulaşamadığını, ancak 17 gün sonra hasarlı bir şekilde bagajına ulaştığını, ancak bazı eşyalarının da eksik çıktığını, seyahati boyunca bagajında bulunan kişisel eşyalarını ve üniformalarını kullanamadığını, %43 gibi işitme kaybı olan müvekkilinin bagajında bulunan işitme cihazının da kaybolması ve bu cihazı kullanamamasından dolayı eğitimlerde zorluk yaşadığını ve vereceği brifinge sırf bu sebeple izin verilmediğini, yaşanan bu aksilikler nedeniyle hizmet için eğitimi ve vereceği diğer eğitimlerin sekteye uğradığını ve bu durumun müvekkilinin onurunu zedelediğini, yaşanan bu olayların davalının kusuru sonucu ortaya çıktığını ileri sürerek, bagajının içinden çıkmayan eşyaların değeri olan 9.700 TL maddi ve 10.000 manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sorumluluklarının sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bagajının 17 gün sonra teslim edildiği ve bagajın içindeki bazı eşyaların eksik çıktığı, sınırlı sorumluluğunu kg başına 250 Frank ile sınırlı olduğu, 20 kg'lık bagajın davalı hava yolu şirketine teslim edildiği, daha sonra bir kısım eşyaların davacıya iade edildiği, kaybolduğu belirtilen eşyaların 5 kg olduğu, buna göre davacı tarafın alacağının 4.557,55 TL olduğu, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli olması, askeri rütbesi ve özellikle yurt dışında görevli olarak bulunması sırasında hava yolu şirketi tarafından orada kullanacağı eşyaların kaybedilmiş olması sebebi ile davacının kullanmak üzere aldığı eşyaları kullanamaması sebebi ile BK anlamında kişilik haklarına saldırı olduğu, manevi tazminat hükmedilmesi gerektiği, bunun miktarı itibari ile davacının kişiliği, mesleği ve temsil durumu dikkate alınarak 10.000 TL olarak değerlendirilmesi gerektiği, ancak Varşova konvansiyonunda tazminatların maddi ve manevi tazminat olarak ayrımının yapılmadığı, belirlenen tazminatların konvansiyonca belirlenen sınır dahilinde verileceği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde davacının davalı taraftan talep edebileceği Varşova konvansiyonu uyarınca toplam tazminat miktarının, 4.557.55 TL olması sebebi ile davacının manevi tazminat hak etmesine rağmen tazminat üst sınır itibari ile hüküm altına alınamadığı, gerekçesi ile maddi tazminatın kısmen kabulü ile 4.557,55 TL'nin olay tarihi olan 25/09/2010 tarihi itibari ile işleyecek avans faiz ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, manevi tazminat davasının verilecek üst limit dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacıya ait bavuldan bir kısım eşyalar eksildiğine ve davalı tarafın da bu eksilmenin kabul edilebilir gerekçelerini ileri sürüp kanıtlayamadığına göre davalı eyleminin ağır kusur olduğunun kabulü gerekirdi. Bu itibarla, mahkemece davacının maddi tazminat talebinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, sınırlı sorumluluğa göre karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, davacının bir kısım eşyalarının kaybı nedeni ile sempozyumda sunum yapamaması ve kendisi için özellik arz eden işitme cihazının kaybolması karşısında manevi tazminat da isteyebileceği nazara alınarak uygun bir manevi tazminata hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 243,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
TÜRK MİLLETİ ADİNA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
BAKIRKÖY
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2011/116Esas
KARAR NO:2012/553
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 25.02.2011
KARAR TARİHİ: 02.10.2012
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 25/02/2011 harç tarihli dava dilekçesi ile, TSK Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkez Komutanlığı'nda binbaşı rütbesiyle, davalıya ait uçakla 8 günlük resmi bir görev için 10 kişilik bir ekiple Astana'ya gittiğini, Astana'ya vardığında bagajına ulaşamadığını, yaptığı yazışmaların sonuçsuz kaldığını ve ancak 17 gün sonra hasarlı bir şekilde ve eksik olarak bagajlarına ulaşabildiğini, bagaj içinde satın alındığı tarihteki itibariyle toplam 9.700,00.-TL değerinde kişisel eşyaları bulunduğunu, seyahati boyunca bagajında bulunan kişisel eşyalarını ve üniformalarını kullanamadığını, % 43 gibi işitme kaybı olan müvekkilinin bagajında bulunan işitme cihazının da kaybolması ve bu cihazı kullanamamasından dolayı eğitimlerde zorluk yaşadığını ve vereceği brifinge sırf bu sebeple izin verilmediğini, yaşanan bu aksilikler nedeniyle hizmet için eğitimi ve vereceği diğer eğitimlerin sekteye uğradığını ve bu durumun müvekkilinin onurunu zedelediğini, yaşanan bu olayların davalının kusuru sonucu ortaya çıktığını, davalının kusurlu davranışını kabul etmesine rağmen 622,00.-TL gibi oluşan zararla uyuşmayan bir tutarı önerdiğini, bagajın kendisinin bindiği uçakla taşınmaması, üstelik bu durum hakkında kendisine bilgi verilmemesi, 8 günlük iş seyahati boyunca gerekli hiçbir eşyasını kullanamaması, bagajına 17 gün sonra ulaşması, bagajının hasarlı ve önemli eşyalarının eksikliğiyle kendisine teslim edilme ve en önemlisi işitme cihazını hem iş seyahati süresince hemde halen kullanamaması nedenlerinden dolayı 9.700,00.-TL maddi tazminatın ile işine ve özel hayatına yönelik mağduriyetten kaynaklı olarak 10.000,00.- manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, dava konusu ihtilafa, Varşova/Lahey Konvansiyonu ve onu tadil eden 4 nolu Montreal Protokolü hükümlerini uygulanacağını, bir an için davacının iddiasında haklı olduğu düşünülse dahi, müvekkil ortaklığın sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacı uğramış olduğunu iddia ettiği 9.700,00.-TL.lik maddi zararını ve iddiasını ispat edememiş olduğundan, müvekkili ortaklık aleyhine açılan davanın reddinin gerektiğini, Varşova Konvansiyonu ve onu tadil eden diğer uluslararası anlaşmalar ve protokollerin hiç birinde yolcuya manevi tazminat ödeneceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığını. konvansiyonda öngörülen tek tazminatın maddi zarara ilişkin olduğunu, ortaklık kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde 25/09/2010 tarihinde Ankara İstanbul Kazakistan seferleri ile seyahat eden davacıya ait bagajın varış yeri Astana da çıkmaması üzerine araştırma yapılıp İstanbul'da bulunup TK 2126 seferi ile 05/10/2010 tarihinde İstanbul'dan Ankara'ya gönderildiği tespit olunduğunu, bu itibarla davacı yolcunun uğradığı bir zarardan bahsetmenin mümkün olmadığını, manevi tazminat talebinin de sınırlı sorumluluk limitlerini asmaması gerektiğini, müvekkili ortaklık tarafından davacı yolcuya sınırlı sorumluluk kapsamında ödeme teklifi yaptığını, bir an için davacı tarafından faiz istenebileceği kabul olunsa dahi, davacı tarafından istenebilecek faiz miktarı sınırı aşamayacağını, sınırı aşmamak kaydıyla davacı tarafından ancak karar tarihinden itibaren faiz talep olunabileceğini, davacı tarafından geriye dönük olarak olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, davacı tarafından istenecek faizin toplam miktarı ise konvansiyonda öngörülen sının aşamayacağını, ibraz ettiği dilekçe ile bildirmiştir.
Taraflarca delil listeleri sunulmuş, davacı tanıkları için Ankara NöbetçiAsliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak talimat yoluyla beyanları alınmıştır.
Dosya hava taşımacılığı konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınması sağlanmış, bilirkişi raporunda özetle; Varşova Konvansiyonu ve Lahey Protokolü ile getirilen kg başına 250 altın frank sorumluluk sınırı gözetildiğinde zararını ispatlamak koşulu ile davacının 20 kg bagaj için maddi ve manevi zararların karışık 18.230,00.-TL üst sınıra kadar tazminat talebinde bulunabileceği, bagaj gecikmesi ve zayiatı sabit olmasına rağmen davacı tarafından inandırıcı delillerle iddia ettiği miktarda maddi zararının olduğunun ispatlanamadığı, zayi olan bagaj için yenlerini de aldığı ve maddi kaybı yönünden dosyaya delil sunulmadığı, iddia edilen zayiatın azami 5 kg civarında olabileceği ve bunun için talep edilebilecek azami maddi tazminatın ise 4.557,55.-TL alabileceği, bu miktarı aşan maddi zarar için maddi tazminat talep edemeyeceği, davalı vekilinin yük taşımasında getirilen konvansiyon sorumluluk sınırının burada da uygulanması yönünde talepte bulunduğu ve bu talep gözetilerek yapılacak bir hesapla davacının 775,47.-TL miktarında bagaj zayiatına dayalı tazminatı talebi hakkı olabileceğinin kabul edildiği ve 622,00.-TL ödemenin de teklif edilmiş olduğu, 20 kg bagaj ve bunun her bir kg miktarı için 17 SDR ödeme yönünde ikrarlarına göre teklifin 775,47.-TL olması gerektiği, tam olarak miktarı hesaplanamamakla birlikte bu miktarın vaki olayda kadri maruf bir maddi zarar tazminatı olarak kabul edilebileceğini belirtmiş, manevi tazminatın da koşullan ve koşulların varlığı sabit olduğundan miktarı bakımından takdiri mahkemeye bırakmıştır.
Dosya kapsamı, davacı ve davalı tarafın beyanları bilirkişi incelemesi de göz önüne alındığında, davacı Volkan Akyürek'in Türk Silahlı Kuvvetlerinde binbaşı rütbesi ile görev yaptığı dönemde kendisine verilen yurt dışı görevi doğrultusunda 25/09/2010 tarihinde İstanbul Astana yolculuğunu davalı Türk Hava Yolları şirketi ile gerçekleştirdiği görülmüştür.
Davacıya ait eşyalar hava yolculuğu sonrasında kaybolması sebebi ile kendisine teslim edilememiş ancak kaybolduktan 17 gün sonra kendi beyanı itibari ile Sebotek marka işitme cihazı, Sarar marka takım elbise, Rayban marka gözlük, Togo marka ayakkabısını teslim eden eşyalar içerisinde çıkmadığından bahisle toplam 9.700,00 TL maddi zararın ve ayrıca görevi gereğince Türk Silahlı Kuvvetlerini temsil gereği ile bulunduğu yurt dışında bir kısım eşyalarının hiç teslim olmamasından bir kısmının ise eksik olmasından dolayı gereği şekilde temsil etmekteki zorluk kişilik haklarına saldırı değerlendirerek manevi tazminat talebinde bulunduğu görülmektedir.
Dosya kapsamı itibari ile toplanan deliller ile beraber bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde meydana gelen olayın hava taşımacılığı sırasında eşya kaybı neticesinde olmasından dolayı, Varşova konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilerek söz konusu konvansiyonun 22/5 maddesi gereğince tazminatların hesaplanması gerektiğini belirterek yapılan hesaplama neticesinde davacının bagaj fişi itibari ile toplam kaybolan 20 kg'lık eşyası için 18.230,00 TL tazminat talebinde bulunabileceği ancak eşyaların bir kısmının iade edilmiş olması, teslim edilmeyen eşyaların belirlenen yük ağırlığının 5 kg olarak belirlenmesi neticesinde toplam tazminat talep edilebilecek miktarının 4.557,55 TL olduğu rapor olarak mahkememize bildirilmiştir.
Davalı taraf yargılama aşamasında her ne kadar hesabın yapılış şekline itiraz ederek cevap dilekçesinde belirttiği gibi her kayıp kilo için 20 USD ödenmesi veya 17 SDR bedel üzerinden hesaplanması gerektiğini belirtmiş ise de mahkememizce Varşova konvansiyonunun 22/5 maddesi gereğince hesaplamanın bu maddeye göre ve bilirkişi hesaplamasında belirtildiği gibi kilogram basma 250 Frank ile sınırlı olduğu, 250 Frangın aynı madde içerisinde düzenlendiği şekli ile altın hesabı ile birlikte değerlendirildiğinde 1 kg'in911,51 TL ye tekabül ettiği, zararın buna göre hesaplanması gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık toplam kaybolan eşyanın miktarı ile ilgili olup dosyaya ibraz edilen bagaj fişlerinde de görüldüğü üzere 20 kg lık bagaj davalı hava yolu şirketine teslim edilmiş, daha sonra akabinde bir kısım eşyalar davacıya iade edilmiş bu konu ile ilgili bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde kaybolduğu belirtilen eşyaların 5 kg olduğuna yönelik beyanı gerek davacı ve gerekse davalı tarafça itiraz edilmediği gibi kabul gördüğü anlaşıldığından, mahkememizce toplam kayıp eşyanın 5 kg olduğu kabul edilmiştir. Kayıp eşya itibari ile 5 Kg olmasından dolayı her bir kilogramı 911,51 TL olarak ödemenin yapılması gerektiğinden toplam davacı tarafın alacağının 4.557,55 TL olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacının teslim edilmeyen eşyalarının dosyaya ibraz edilen fatura, belge ve evraklar itibari ile bu bedel üzerinde olmasından dolayı 4.557,55 TL maddi tazminat davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli olması, askeri rütbesi ve özellikle yurt dışında görevli olarak bulunması sırasında hava yolu şirketi tarafından oradakullanacağı eşyalarıkaybedilmiş olması sebebi ile davacının kullanmak üzere aldığı eşyaları kullanamaması sebebi ile BK anlamında kişilik haklarına saldırı olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Elbette kişi bulunduğu görevin şartlarına uygun olarak almış olduğu özellikle takım elbise, güneş gözlüğü, ayakkabı gibi eşyaları kullanamamasından dolayı orada mağdur olduğu, diğer görevli personel açısından mağdur duruma düştüğü, üzüntü içerisine girdiği, manevi tazminat hükmedilmesi gerektiği, bunun miktarı itibari ile davacının kişiliği, mesleği ve temsil durumu dikkate alınarak 10.000,00 TL olarak değerlendirilmesi gerektiği mahkememizce kanaat gelmiştir. Ancak Varşova konvansiyonu itibari ile tazminatların maddi ve manevi tazminat olarak ayrım yapılması söz konusu değildir, belirlenen tazminatlar üst sınır dahilinde verilebilir durumdadır, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde davacının davalı taraftan talep edebileceği Varşova konvansiyonu itibari ile tazminat miktarı, toplam 4.557,55 TL olması sebebi ile davacının manevi tazminat hak etmesine rağmen tazminat üst sınır itibari ile hüküm altına alınamamıştır. Bu sebeplerle davacının maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi kanaati gelmiş olmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davalı tarafa yönelik açmış olduğu maddi tazminat davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ reddi ile;
Davacının davasının 4.557,55 TL.nin olay tarihi olan 25/09/2010 tarihi itibari ile işleyecek avans faiz ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
Davacının maddi tazminat davasının 5.142,45 TL lik kısmının reddine,
Davacının davalı tarafa yönelik açmış olduğu manevi tazminat davasının tazminat verilecek üst limit dikkate alınarak REDDİNE,
492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanıp alınması gereken 270,72.-TL karar harcının peşin yatırılan 292,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 21,83 TL peşin harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacıya iadesine,
Davacının yatırdığı, 18,40.-TL başvuru harcı ile peşin yatırılan harçtan karar harcı olarak mahsup edilen 270,72.-TL.nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacının yaptığı 32,60.-TL posta masrafı, 100,00.-TL talimat gideri ve 400,00.-TL bilirkişi ücreti toplamı olan 532,60.-TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 250,32.-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalının yaptığı 25,00.-TL posta masrafından kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 13,25.-TL.sının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre; kabul edilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 546,91.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre; red edilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 617,07.-TL vekalet ücreti ile red edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 1.200,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
Dava devamında davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve talebi halinde kendisine iadesine,
Dair davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı, 15 günlük yasal sürede Yargıtay ilgili dairesinde temyiz hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02.10.2012 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy