(818 S. K. m. 41, 47) (Uluslar Arası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkında Sözleşme (Varşova Konvansiyonu) m. 19, 20, 22)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27/09/2012 tarih ve 2010/83-2012/546 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Kamil E. O. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra isin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 09.11.2009 tarihinde İstanbul'dan Chicago'ya gitmek için davalıya ait tarifeli uçağa bindiğini, yolculuğun 5. saatinde kabin görevlisinin getirdiği kaynar çayın müvekkilinin üzerine döküldüğünü, uçakta ilk yardım önlemi bulunmadığından müvekkilinin yardımına diğer yolcuların koştuğunu, kalan 6 saat yolculukta müvekkilinin acı içinde kıvrandığını, Chicago'dan Portland'a kalkacak uçağın kalkış saatine kadar 5 saat beklediğini, yaklaşık 4 saatte diğer yolcuğun sürdüğünü, yaklaşık 16 saati müvekkilinin hiçbir tedavi görmeden tek başına acılar içinde geçirdiğini, kazanın ertesi günü muayene edilen müvekkiline 2. derece yanıt teşhisi konulduğunu, müvekkilinin vücudundaki yanık izlerine her bakmasında yaşadıklarını tekrar tekrar yaşadığını ve büyük keder duyduğunu ileri sürerek 20.000 TL manevi ve 2.500 TL maddi zararın 09.11.2009 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının isteği üzerine kendisine ikram edilen çayı içerken üstüne döktüğünü, bu sebeple meydana gelen olay ile ilgili olarak müvekkiline karşı atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, davacının başına gelen olayla ilgili olarak gerekli tüm yardımın yapıldığını, müvekkilinin olayda kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, davacının manevi tazminat talebinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının olayın meydana geldiği 09.11.2009 tarihinde davalı Türk Hava Yolları Şirketine ait İstanbul Chicago seferi ile yola çıktığı, uçak havada iken kabin ekibinden bir bardak çay istediği, çay ikramı sırasında çayın dökülmesi neticesinde davacının üzerine gelen sıcak suyun etkisi ile sağ bacak yan alt tarafı bölgesinde yaralanmanın meydana geldiği, 11 saatlik ABD uçuşunun henüz 5 saatinde iken meydana gelen bu olaya müdahale edebilecek personel ve yeterli malzemenin bulunmadığı, bu nedenlerle kusurlu bulunan davalının Varşova Konvansiyonu'nun 19, 20 ve 22. maddeleri gereğince zarardan sorumlu olduğu, davacının ibraz ettiği belgeler doğrultusunda 440 TL davacının maddi zararının bulunduğu, meydana gelen olay sebebi ile davacının büyük bir acı ıstırap içerisine girdiğinin gerek resimlerden gerekse tanık anlatımlarından anlaşıldığı gerekçesiyle 440 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın 09.11.2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 824,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 28.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
BAKIRKÖY
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2010/83 Esas
KARAR NO: 2012/546
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 17.05.2010
KARAR TARİHİ: 27.09.2012
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 09/11/2009 tarihinde İstanbul'dan Chicago'ya gitmek için davalıya ait tarifeli uçakla çıktığı yolcumun 5. saatinde kabin görevlisinin getirdiği kaynar çayın müvekkilinin üzerine dökerek yanmasına sebebiyet verdiğini, uçakta ilkyardım önlemi bulunmadığında müvekkilinin yardımına diğer yolcular koştuğunu, kalan 6 saat yolculukta müvekkilinin acı içinde kıvrandığını, kazadan hemen sonra kabin amiri tarafından kaleme alının bir evrağın müvekkilinin o içinde bulunduğu durumdan faydalanılarak imzalattırıldığını, uçağın varis limanında müvekkiline derhal hastaneye gitmesinin gerektiği başka görevlilerce söylendiğini, Chicago'dan Portland'a kalkacak uçağın kalkış saatine 5 saat beklediğini, yaklaşık 4 saatte diğer yolcuğun sürdüğünü, yaklaşık 16 saati müvekkilinin hiçbir tedavi görmeden tek başına acılar içinde geçirdiğini, kazanın ertesi günü muayene edilen müvekkiline 2. Derece yanıt teşhisi konulduğunu, bu sürede bütün tedavi giderlerinin müvekkili tarafından karşılandığını, 2. derece yanık teşhisi konulan müvekkilinin aradan 4 ay geçmesine rağmen vücudundaki yanık izlerinin halen geçmediğini, müvekkilinin vücudundaki yanık izlerine her bakmasında yaşadıklarını tekrar tekrar yaşadığını ve büyük keder duyduğunu belirterek, müvekkilinin uğradığı 20.000,00.-TL manevi ve 2.500,00.-TL maddi zararın 09/11/2009 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının isteği üzerine kendisine ücram edilen çayı içerken üstüne döktüğünü, bu sebeple meydana gelen olay ile ilgili olarak müvekkiline karşı atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını ve müvekkilinin sorumluluğunu doğurmayacağını, çayı üzerine döken davacıya olaydan sonra doktor eşliğinde müdahale edildiğini, meydana gelen kazadan sonra davacı yolcuya uçağın Şikago'ya inmesini müteakip doktor ve ambulans isteyip istenmediği, Şikago havaalanında bulunan sağlık birimine gitmek isteyip istemediğinin sorulduğunu fakat davacının kızının yanına bir an önce gitmek istemesi üzerine sigortası olmadığını belirterek hastaneye gitme teklifinin reddettiğini, Şikago ofisinde görevli THY yetkililerinin davacının hastaneye gitmek istemesi halinde kendisine hastanede refakatçi olacaklarını, Portland'a giden uçağı kaçırması halinde ertesi sabahki uçuş için kendisine yer ayarlayabileceklerini, otelde davacıyı misafir edebileceklerinin samimi olarak beyan ettiklerini belirterek, gerek BK.nın ilgili maddeleri, gerekse hukukun genel kaideleri çerçevesinde müvekkili THY'nin dava konusu olayda kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, dava konusu taşımanın uluslararası bir taşıma olduğunu, Varşova-Lahey-Montreal Konvansiyonu sadece maddi zararlarla ilgili tazminat hususlarını hüküm altına aldığını, bu nedenle davacının manevi tazminat talebinin kabul edilmesinin mümkün olamadığını bu nedenle davanın reddinin gerektiğini bildirmiştir.
Tarafların delil listeleri ibraz ve ikame edilmiş, tanıkların isim ve adresleri bildirilmiş, davalı tarafından davaya konu uçuş ekinde yer alan uçuş ekibinin listesi ibraz edilmiş, davacıya ait fotoğraflar ile davacı vekilince dava dilekçesi ekinde sunulan ve Amerika da düzenlenen tıbbi raporun Türkçe tercümesi dosyaya ibraz edilmiştir.
Davacı, 28/03/2011 havale tarihli dilekçesi ile, davada davalı olarak belirtilen 09/11/2009 tarihinde TK 0005 Q sefer sayılı uçuş mürettebatı hakkındaki davalarını atiye terk ettiklerini bildirmiştir.
Davalı tanıklarının talimat yoluyla ve duruşmada beyanları alınmış, taraflarca tanıkların ifadelerine karşı yazılı beyanlar sunulmuş, dosya dosyaya ibraz edilen belgeler, konvansiyon hükümleri göz önünde tutularak davacının tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, yerinde ise talep edilebilecek maddi tazminat miktarına ilişkin rapor tanzimi için hava taşımacılığı konusunda uzman bilirkişiye tevdii edilmiş,bilirkişi raporunda özetle; takdiri mahkemeye ait olmak üzere, mahkemenin davacı tarafın tazminat talebine hakla olacağına karar verdiği takdirde, davacının talep edebileceği tazminat toplamının üst sınırı 1.427,50.-TL, maddi tazminatın ise 440,00.-TL olabileceğini belirtmiştir.
Dosya kapsamı, davacı ve davalı tarafın beyanları ve bilirkişi raporu göz önüne alındığında davacı olayın meydana geldiği 09.11.2009 tarihinde davalı Türk Hava Yolları şirketine ait İstanbul Chicago seferi ile yola çıktığı, tanık anlatımları ile anlaşıldığı üzere uçak havada iken kabin ekibinden bir bardak çay istediği, çay ikramı sırasında çayın dökülmesi neticesinde davacının üzerine gelen sıcak suyun etkisi ile dosyada mevcut resimlerde de görüldüğü üzere davacının sağ bacak yan alt tarafı bölgesinde ve yaygın vaziyette derin izler kalacak şekilde kabarıklar oluşturmuş şekli ile yaralanmanın meydana geldiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı taraf meydana gelen olayda doğrudan doğruya kendilerinin sorumlu olmadığını, görevli hostesin ve tanık anlatımlarının beyanları ile davacının da kendi kusuru ile yaralanmanın meydana geldiğini belirtmiş ise de mahkememizce dinlenen tanık beyanları, dosyaya ibraz edilen resimler bütün olarak değerlendirildiğinde hava yolu şirketinin ulaşım sırasında yaşanan tüm uyuşmazlıklardan doğrudan doğruya sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Meydana gelen olay neticesinde 11 saatlik ABD uçuşunun henüz 5 saatinde iken meydana gelmiş olması, uçak içerisinde bu tür bir yaralanmaya müdahale edebilecek veya bu tür bir yaralanmadan anlayabilecek personel bulunmaması sebebi ile doğrudan doğruya bacakta meydana gelen yanmaya müdahale edilememiş ve akabinde uçak içerisinde tanık olarak dinlenen uzmanlık alanı olmayan doktor G. A.'tan yardım istenerek müdahale edildiği ancak uçakta da yeterli müdahale edecek malzemenin de bulunmadığı görülmüştür.
Mahkememizce meydana gelen olayda tamamen kişilerin de olayın meydana gelmesinde elbette kusuru bulunabilecek ise de meydana gelen aksaklıktan doğrudan doğruya tamamen davalı hava yolu şirketinin sorumlu olduğu konusunda herhangi bir şüphe bulunmamaktadır. Ayrıca her ne olursa olsun davalı şirketin personelinin çay ikramı sırasında tüm dikkat ve özeni göstererek çok sıcak olduğu anlaşılan çayı verirken kişilere zarar vermemesine özen göstermek durumundadır.Bunun ile ilgili gerekli tedbirleri alması gerekmektedir.
Tüm bu sebepler ile davacı tarafın davalı Türk Hava Yollarına yönelik açmış olduğu dava itibari ile Varşova konvansiyonu 19,20,22. maddeleri gereğince sorumlu olduğu, bu sorumluluğunda tazminat hukuku bakımından üst sınırının içerisinde karar verilmesi gerektiği, alınan bilirkişi raporu itibari ile davacının ibraz ettiği belgeler doğrultusunda 440,00 TL davacının maddi zararının bulunduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden tazminat verilmesi gerektiği, bilirkişi Fulya Sakınç'ın raporunda belirtildiği gibi davacı tarafın toplam talep edebileceği tazminat miktarının 1.427.500,00 TL üst sınırda olabileceği anlaşılmıştır.
Meydana gelen olay sebebi ile davacının büyük bir acı ıstırap içerisine girdiği gerek resimlerde gerekse tanık anlatımları ile belli olduğu, meydana olayı meydana geldikten sonra doğrudan tıbbi müdahale yapılamaması sebebi ile yaklaşık 6 saat daha bu şekilde uçakta kalmak durumunda kalması, daha sonradan tedavi amaçla müdahale edilmesi göz önüne alınarak takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesi kararı verilmesi gerektiği kanaati gelmiş olmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:1-Davacı tarafın davalıya yönelik açmış olduğu maddi tazminat davasının KİSMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
Davacının davasının 440-TL sinin kabulü ile, 09/11/2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine,
Davacının davasının 2.060,00.-TL.lik kısmının REDDİNE,
2-Davacı tarafın davalıya yönelik açmış olduğu manevi tazminat davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile,
Davacının davasının 15.000,00.-TL lik kabulü ile, 09/11/2009 tarihinden işleyecek yasal faizi İle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacının davasının 5.000,00.-TL lik kısmının REDDİNE,
492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanıp alınması gereken 917,13.-TL den, peşin yatırılan 334,15.-TL.nin mahsubu ile eksik kalan 582,98.-TL.nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 17,15.-TL başvuru harcı ile 334,15.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 71,10.-TL posta masrafı ile 400,00.-TL bilirkişi ücreti toplamı olan, 471,10.-TL yargılama giderinden, kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 325,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalının yaptığı 38,00.-TL posta masrafı ile 75,00.-TL tanık ücreti toplamı olan 113,00.-TL den kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 35,00.-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre manevi tazminatla ilgili olarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.800,00.-TL vekalet ücreti, ile maddi tazminatla ilgili olarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 400,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre manevi tazminatla ilgili olarak reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 600,00.-TL vekalet ücreti, ile maddi tazminatla ilgili olarak reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 400,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
Dava devamında davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve talebi halinde davacıya verilmesine,
Dair hazır bulunan taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük yasal sürede Yargıtay ilgili dairesinde temyiz hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27.09.2012 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy