(818 S. K. m. 41, 47)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.11.2012 tarih ve 2011/384-2012/598 Sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.9.2013 günü hazır bulunan davacı vekili ile davalı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı Akbank A.Ş. Bakırköy Şubesi'ndeki hesabına 21.3.2007 tarihinde gelen 524.191,31 TL'lik havale tutarının, müvekkilinin talimatı ve onayı olmadan başka hesaba aktarılması neticesinde müvekkili şirketin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın, usulsüz gerçekleştirilen işlem tarihinden itibaren en yüksek ticari faizle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş 23.10.2009 havale tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 524.191,31 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın haksız fiilden kaynaklandığı ve davaya konu işlemin 21.3.2007 tarihinde gerçekleştiği dikkate alındığında davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin anılan meblağı davacı şirketin 20.3.2007 tarihli ödeme talimatına istinaden ve ardından bizzat şirket yetkilisi F. A.'dan alınan teyitle aralarında ticari ilişki bulunan İ... U. Tekstil A.Ş.'nin hesabına aktarıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 258 vd. maddeleri uyarınca faks yoluyla alınan talimatlarda müvekkili bankanın teyit alma zorunluluğunun bulunmadığını, davacı şirketin müvekkili banka şubesinde hesap açtırırken ibraz ettiği imza sirkülerindeki şirket yetkilisi F. A.'a ait imza örnekleriyle şubeye gelen talimat faksındaki imzanın aynı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davada 818 Sayılı B.K.'nun 125. maddesi gereğince zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, davalı bankanın henüz yeni hesap açtıran davacıya ait hesaptan faks talimatına istinaden ve herhangi bir ıslak imzalı teyit almadan işlemi gerçekleştirmesi sebebiyle tam kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 524.191,31 TL'nin 10.000.TL.'na 21.3.2007, 514.191,31 TL'na 23.10.2009 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı adına davalı banka nezdinde 20.3.2007 tarihinde açılan döviz hesabına aynı gün toplam 374.690 usd. ihracat bedelinin yatırıldığı, 21.3.2007 tarihinde bu paranın İ... U. A.Ş.'nin döviz hesabına alacak kaydıyla havale edilip aynı tarihte nakit olarak çekildiği, davacının defterlerine göre 2007 yılı başında bu şirkete 542.722,36 TL. borçlu olduğu, bu borcun 2007 yılı içinde her ay ortalama 17.000 TL. tutarında kasadan nakit olarak ödendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan tüm bilirkişi raporlarında, davacının sattığı mal bedeli olan ve yıllık cirosuna göre büyük bir miktar tutan parasını uzun süre aramamasının hayatın olağan koşullarına aykırı bulunduğu belirtilmiş, 17.11.2011 tarihli ek raporda da davacının yapılan işlemden haberdar olduğu ve davalının bir sorumluluğunun bulunmadığı bildirilmiştir.
Her ne kadar 20.3.2007 tarihli faks talimatının davacıdan geldiğinin kanıtlanamaması ve yapılan işlem için teyit alınmamış olması, davalı yönünden bir kusur ise de davalı banka, davacının dava dışı İ... U. A.Ş.'ne borçlu olduğunu ve bu talimatı borcunu ödemek için verdiğini savunduğuna göre, mahkemece anılan savunmanın üzerinde durulması gerekir. İncelenen davacı defterlerinde dava dışı şirkete olan borcun kasadan ödendiği gözüküyor ise de bu husus tek başına davalı savunmasını akim bırakmaz.
Bu itibarla mahkemece, hem davacının hem de dava dışı İ... U. A.Ş.'nin defterlerinin incelenmesi suretiyle, davacının borcunu ödediği gözüken tarihlerde kasasında ödeme miktarınca paranın bulunup bulunmadığı, ödemenin nasıl yapıldığı, dayanaklarının ne olduğu, karşılığında fatura veya makbuz alınıp alınmadığı, alınmışsa bu fatura veya makbuzların, varsa koçanlarına göre tarihlerinin ve seri numaraların tutarlı olup olmadıkları, yapılan ödemelerin dava dışı İ...U. A.Ş.'nin defterlerine işlenip işlenmediği, işlenmişse ne şekilde işlendiği hususları araştırılıp, önceki bilirkişi raporlarında belirtilen bir gün önce açılan hesaba yatırılan bu nispetteki paranın arkasının uzun süre aranmamasının hayatın olağan koşullarıyla bağdaşmadığı olgusu da belirtilen bu delillerle birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy