(6100 S. K. m. 266)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.11.2012 tarih ve 2010/498-2012/617 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi R. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Asıl davada, tasfiye halinde S
Filmcilik ve Reklamcılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili, Uzan Grubuna ait şirketlerin temettü hariç ortaklık hakları ile denetimine TMSF tarafından el konulduğunu, davacı şirketin de Fon tarafından el konulan şirketlerden biri olduğunu, muhasebe kayıtlarının incelenmesi neticesinde, kasada olması gereken nakit tutarlar ile mevcutlar arasında fahiş farklar bulunduğunun ve kasa açığı yoluyla şirketin zarara uğratıldığının tespit edildiğini, zarardan davalıların birlikte sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 26.652,45 YTL'nin davalılardan zarar tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında TMSF temlik alan kanuni halef sıfatıyla davaya devam etmiş, birleşen davada ise, TMSF vekili, aynı dava sebep ve konusuna dayanarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla asıl davada anılan miktarın, zararın meydana geldiği tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı T. G., davalı N. T., davalı G. Y., davalı Ş. A. ile davalı M. Ç. vekili ve davalı A. A. vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, kasada meydana gelen açığın ne miktarda olduğu, kim tarafından gerçekleştirildiği ve sorumlusunun kim olduğunun belirlenmesi gerekmekte olup, davacı tarafın delil listesinde bilirkişi incelemesine dayanmasına rağmen gerekli giderleri karşılamadığından denetime elverişli bir bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, finans uzmanları tarafından inceleme yapılamamasından dolayı gerçekten bir zararın bulunup bulunmadığı ve miktarının belirlenemediği, davacı tarafın ortaya koyduğu diğer deliller de birlikte değerlendirildiğinde, zararın ve davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 30.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
T.C
BAKIRKÖY
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: : 2010/498 Esas
KARAR NO: 2012/617
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 13.02.2006
KARAR TARİHİ: 15.11.2012
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2011/300 ESAS 2011/278 KARAR SAYILI DOSYASI
ESAS NO: 2011/300 Esas
KARAR NO: 2011/278
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 26.05.2011
KARAR TARİHİ: 30.05.2011
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TMSF nin Uzan Grubuna ait şirketlerin ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimine el konulduğunu, davacı şirketin fon tarafından el konulan şirketlerden biri olduğunu, yapılan incelemeler neticesinde kasada olması gerek nakit tutarları ile mevcutlar arasında fahiş farklar olduğunu, kendisinden önce yapılmış işlerde bir yolsuzluk olup olmadığını araştırmayan veya tespit ettiği yolsuzluğu şirket denetçisine bildirmeyen yönetim kurulu üyeleri sorumluluğa iştirak ettiklerini belirterek şirketin toplam 26.652,45 YTL zarara uğramasına sebebiyet veren davalılardan bu meblağın müteselsilen ve müştereken zarar tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı T. G. cevap dilekçesinde özetle; Hukuki ve yasal nedeni olmayan davanın reddi ile tüm yargılama masraflarının davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı N. T. cevap dilekçesinde özetle; Hukuki ve yasal nedeni olmayan davanın reddi ile tüm yargılama masraflarının davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı Y. A. cevap dilekçesinde özetle; iki ay gibi bir zaman aralığı çalıştığı şirkette tamamen bilgisi dışında tayin edildiği ve ancak bu dava ile öğrendiği denetçilik görevini yapmadığını, bu nedenle tarafına bir kusur atfedilemeyeceğini, şirket yönetimince kullanıldığını, şirket zararına sebep verecek bir konumda olmadığını belirterek davanın reddi ile masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı A. A. dava dilekçesinde özetle; Öncelikle dava dilekçesindeki eksikliklerin giderilmesine ve koşulları oluşmadığını, davanın haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı G. Y. cevap dilekçesinde özetle; Şirketin zarar uğratılmasından ve kasa açığından eski üye olarak sorumlu olmadığını, şirketin yetkili muhasebecileri, memurları ve uzan ailesinin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Ş. A. cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın zamanaşımına uğradığını, aktif husumet itirazı nedeniyle davanın reddine, dava dilekçesinde söz edilen denetim raporlarının HUMK.180. Maddesi uyarınca tarafına tebliğine, bu raporların nasıl ve ne zaman hazırlatıldığının davacı yana sorulmasına dosyada mübrez tüm dilekçeleri tekrarla huzurda ki haksız ve yasal mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Meral Çalık vekili cevap dilekçesinde özetle; Görev ve husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı şirketin muamele merkezinin Küçükçekmece ilçesi olup, bu ilçenin de Bakırköy adli yargı sınırlarına dahil olduğundan, Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin de faaliyete geçmesi nedeni ile İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yasal devir kararı verilerek dosya Bakırköy Ticaret Mahkemelerine gönderilmiş olup tevzien mahkememizin 2010/498 Esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememiz dosyasında taraflara usulüne uygun dava dilekçesi ve devir kararı tebliğe çıkartılmış olup, davalılardan G. Y.'ın mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; S. Filmcilik ve Reklamcılık San. Ve Tic. AŞ de yönetim kurulu üyesi olduğunu, aslında uzan gurubu şirketlerinden biri olan ve yine TMSF tarafından el konulan 13/02/2004 tarihinde S. Holding AŞ de sekreter olarak görev yaptığını, 15/12/2004 tarihinde de bu görevinin sona erdiğini, ancak sekreter olarak görev yaptığı sırada eski yöneticilerin isteği ile sayıyı tamamlamak için prosedür olduğunu, işini kaybetmemek için hiç bir maddi kazancı olmamasına rağmen kağıt üzerinde sözde bir üyelik olduğunu, ilgili şirkette sözde de olsa üye görünmesine rağmen kasa açığının oluştuğu 13/02/2004 tarihinde aynı anda dava konusu şirkette de olamayacağını ve olamadığına göre oluşan kasa açığından da üye olarak herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kasa açığının gerçek suçlulardan tahsil edilerek ödettirilmesini, bu nedenle gerek husumet, zamanaşımı ve gerekse esas yönünden davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; Devir olarak mahkememize gönderilen İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında davacı tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde davalı olarak Y. A. olarak belirtilmiş ise de; bilahare Y. A. vekili Av. H. G. tarafından mahkememize sunulan 01/03/2011 tarihli dilekçede; Görülmekte olan davada müvekkili Y. Ateş'e tebligat yapılmış ise de, dava dilekçesinin eki tüm belgelerde Y. Atış olarak gözükmesine rağmen dava dilekçesinde Y. A. şeklinde yazıldığını, müvekkili Y. A.'in davacı şirkette herhangi bir görevinin olmadığım, kimlik hatası olduğunu beyan etmiştir.
Davacı vekilinin 31/03/2011 tarihli beyan dilekçesinde; Davalı olarak Y. Atış'ın gösterilmesi gerekirken sehven Y. Ateş'in davalı olarak gösterildiğini beyan etmiştir.
Dava taraflarının ıslah yoluyla dahi değiştirilmesi mümkün olmadığından, davacı tarafa davalı Yasemin ATIŞ hakkında dava açarak mahkememiz dosyasında birleştirilmesine yönelik süre verildiği, bunun üzerine Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesine davacısı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, davalısı Y. Atış olan alacak davası açıldığı, işbu alacak davasında 30/05/2011 tarih 2011/300 Esas ve 2011/278 sayılı karar ile mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekili Av. G. A.'nın 31/03/2011 havale tarihli dilekçesi ile davacı Tasfiye Halinde Set Filmcilik ve Reklamcılık San. Tic. A.Ş.nin alacaklarım devir aldıklarını, davada artık davacı sıfatı ile bulunduklarını beyan ettikleri ve mahkememizce de bu hususun kabul edilerek yargılamaya devam olunduğu görülmüştür.
Davalı A. A. vekilinin mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Koşulları oluşmayan, haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile tüm masrafların ve vekalet ücretlerinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tasfiye Halinde Set Filmcilik ve Reklamcılık San. ve Tic. A.Ş nin kuruluşundan bu yana ticaret sicil dosyasının ticaret sicil memurluğundan dosya arasına celp edilmiş olduğu görüldü.
Tasfiye Halinde Set Filmcilik ve Reklamcılık San ve Tic A.Ş nin 2004 yılma ait ticari defter ve belgeleri ile karar defteri üzerinde mali müşavir, iktisat-finans uzmanı ve uzman hukukçudan oluşan üçlü bilirkişi heyeti marifeti ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, bilirkişi ücretinin yatırılması için kesin süre verilmiş ise de, bilirkişi ücretinin dosyaya yatırılmaması nedeni ile bilirkişi incelemesinin yaptırılamamış olduğu görülmüştür.
Davacı taraf dava dilekçesi ile, TMSF'nin Uzan Grubu'na ait şirketlerinin ortakların temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimle elkonulduğunu, bu kapsamda davacı Set Filmcilik ve Reklamcılık Şti'nde fon tarafından el konulan toplam 74 adet medya grubu şirketinden biri olduğunu, elkonulduktan sonra davacı şirketin ve grup şirketlerin muhasebe kayıtları incelendiğinde kasada bulunması gereken nakit tutarları ile mevcutlar arasında faiz farkı olduğunu yapılan tespitlerle bu miktarın 26.652,45.-TL olduğunu belirterek elkoyma tarihinde görevli olan yönetim kurulu, denetim kurulu, şirket finans müdürü, şirket ve muhasebe müdürü ile şirket veznedarı söz konusu zarardan sorumlu olduğunu belirterek mahkememize alacak davası açıldığı görülmektedir.
Mahkememizin dosyası ile birleştirilen Bakırköy 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/300 Esas 2011/278 Karar sayılı dosyasında aynı konu ile ilgili olarak davalı Yasemin Atış hakkında açılan dava dosyası mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir.
Tarafların beyanları, sunulan deliller ve şirketle ilgili tüm evrak ve kayıtlar celbedilmiş ve dosya içine alınmıştır.
Davacı tarafa toplanan tüm delillerle birlikte meydana gelen zararın bulunup bulunmadığı, oluşan zararın ne şekilde oluştuğu, zarar miktarı ve davalıların bu zarardan sorumluluklarının belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yapılacağından bahisle kesin süreli ihtarla gider avansını yatırması için süre verildiği, söz konusu kesin süre içinde bu avansı yatırılmamış olduğu görülmüştür.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; Set Filmcilik Şti.nin TMSF tarafından el konulduğu tarih itibariyle kasasında bulunması gereken bedelin bulunmadığı yönünde mahkememize davalılar yönünden alacak davası açılmış ise de, söz konusu kasada bulunması gereken miktarın belirlenmesi, sorumlulukların belirlenmesi, gerçekten kasa açığının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmekte olup, davacı tarafın delil listesinde bilirkişi incelemesi bulunmasına rağmen gerekli giderleri karşılamadığından denetime elverişli bir bilirkişi incelemesi yaptırılamamıştır. Dolayısıyla finans uzmanları tarafından inceleme yapılamamasından dolayı gerçekten bir zararın bulunup bulunmadığı, miktarı belirlenememiştir. Bu durumda davacının ana konusunu oluşturan zarar ispatlanamadığı sonucunu ortaya çıkarmaktadır.
Davacı tarafın ortaya koyduğu diğer delillerde birlikte değerlendirildiğinde, kasada meydana gelen açığın ne miktarda olduğu, kimin tarafından gerçekleştirildiği ve sorumlusunun kim olduğu belirlenememiş olduğundan davacı tarafın davayı ispatlayamamış olması nedeniyle asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının REDDİNE,
Asıl dosya yönünden;
492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 21,15 TL karar harcının peşin yatırılan harçtan mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleşince ve talebi halinde davacıya iade edilmesine, Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı T. G. tarafından yapılan 8,00 TL posta gideri ve davalı N. T. tarafından yapılan 4,00 TL posta giderinin davacıdan tahsili ile bu davalılara verilmesine,
Davalı A. A. kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden 3.181,76 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,
Davalı M. Ç. kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden 3.181,76 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,
Dava devamında davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iade edilmesine, Birlesen dosya yönünden;
492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davacının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu olması nedeni ile harçtan muaf olduğundan 21,15 TL maktu karar harcının alınmasına yer olmadığına,
Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dair; davacı vekili ve davalı G. Y.'ın yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük yasal sürede Yargıtay ilgili dairesinde temyiz hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15.11.2012 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy