(6102 S. K. m. 4)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret (Kadıköy 2. Asliye Ticaret) Mahkemesi'nce verilen 16.12.2010 tarih ve 2007/397-2010/1023 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklamayla anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. A. T. Y. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacılar vekili asıl ve birleşen davada, müvekkillerinin murisi S. Y.'ın davalıyla 2001 yılından beri sağlık sigorta poliçesi yaptırdığını, 19.10.2006 tarihinde ise yurt dışı tedavi giderlerinin de teminata dahil edildiğini, kendilerine herhangi bir ön koşul belirtilmediğini, sonrasında S. Y.'ın yurt dışında tedavi olduğunu, poliçe özel şartının 10. maddesindeki bekleme süresi bahane edilerek ödeme yapılmadığını, yine A. Z. Y.'ın imzası davalının acentesi tarafından taklit edilerek yurt dışı ek teminatın kaldırılmasının istendiğini, poliçe tanzim edilirken kendilerine özel ve genel şartların verilmediğini ileri sürerek, asıl davada 20.000 TL'nin (ıslah dilekçesiyle 33.093 TL), birleşen davada ise 62.838 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçe özel şartında 8 aylık bekleme süresinin öngörüldüğünü, tedavilerin bu süre zarfında yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yurt dışı tedavi giderlerinin poliçe özel şartının 10. maddesinde düzenlenen 8 aylık bekleme süresi içinde kaldığı, bu tip muafiyetlerin özel şartlara konulabileceği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, sağlık sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece poliçe özel şartının 10. maddesinde 8 aylık bekleme süresi öngörüldüğü, tedavilerin bu süre zarfında yapıldığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf poliçe tanzim edilirken özel şartlara ilişkin kitapçığın kendisine verilmediğini, sigorta şirketinin kendisini muafiyet konusunda bilgilendirmediğini ileri sürmüş, bilirkişi raporunda da riziko tarihi itibariyle sigortacının bilgilendirme, açıklama yükümlülüğüne ilişkin TTK ve sigorta genel şartında hüküm bulunmadığı, ancak sözleşme yapılırken dürüst davranma, sigorta sözleşmesinin azami iyiniyet akti olması, TTK'nın sigorta ettireni koruma, tüketicinin korunması ve aydınlatılması ilkelerinden hareketle, sigorta sözleşmesinin esaslı unsurlarına yönelik olarak somut biçimde sigorta teminatının kapsamının, muafiyet ve istisnaları hakkında sigortacının bilgi vermesi gerektiği, dava konusu olayda sigorta şirketinin davacıyı bilgilendirmediği belirtilmiş, ancak mahkemece dava konusu olayda bilirkişi raporu alındığı, bilirkişilerce sigortacının poliçe konusunda bilgilendirilmediği belirtildiği halde, davacının iddialarının hangi nedenle kabul edilip edilmediği karar yerinde değerlendirilip tartışılmadan hüküm tesis edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davalı sigorta şirketinin poliçe özel şartını davacıya teslim edip etmediği araştırılarak, davacının poliçe muafiyet ve istisnaları konusunda bilgilendirilip bilgilendirilmediği iddiası üzerinde durularak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 28.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy