(4721 S. K. m. 24) (6762 S. K. m. 56) (6100 S. K. m. 6) (5846 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 36. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29/11/2012 tarih ve 2012/137-2012/233 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. V. C. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı karşı davalı vekili, müvekkilinin, gemi dizaynı ve mühendisliği tasarımı alanında dünya çapında bir şirket olduğunu, müvekkilinin tasarımını yapmış olduğu Sedef 109 inşa nolu geminin dizayn ve endaze proje tasarımının davalı tarafından kopyalanmak suretiyle bir bedel ödenmeksizin 19 gemide daha kullanıldığını, bunun 554 sayılı KHK, TMK 24 ve TTK 56 ncı maddelerine aykırılık oluşturduğunu bildirerek kopyalama nedeniyle 120 inşa nolu kaşif kalvakan gemisinin karşılığı olan 300.000,00 TL'nin tahsili için başlatılan icra takibine vaki davalının haksız itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili, müvekkilinin adresine ve HMK 6 ncı maddesine göre Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını ve 554 sayılı KHK uyarınca davanın görev yönünden reddi gerektiğini, Danimarka mahkemelerinde aynı konuda açılmış dava nedeniyle derdestlik itirazında bulunduklarını, dava konusu projeyi müvekkilinin davacıdan satın aldığını savunarak davanın reddini istemiş olup, karşı davada ise; davacının bu projeyi 3. kişilere satmayacağına dair kabul ve taahhütte bulunmasına rağmen aynı projeyi sonradan PAK Holding Grubu'na sattığını, bu nedenle müvekkilinin tazminat talep hakkının doğduğunu ileri sürerek 300.000 TL tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, tescilli bir tasarımın uyuşmazlık konusu olmaması karşısında göreve ilişkin itirazın yerinde olmadığı, bununla birlikte davada HMK 6 ncı madde uyarınca davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine karar vermiştir.
Davalı karşı davacı vekili; kararı temyiz etmiştir.
1- Dava, 5846 sayılı Yasa'ya dayalı olarak açılan tazminat davası olup mahkemece, davalı karşı davacının yetki itirazı kabul edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir. Ancak olayları anlatmak taraflara, hukuki tavsif hakime aittir. Davacı karşı davalı, davalı karşı davacıya bir adet gemi için geminin dizayn ve endaze proje tasarımı yaptığını, fakat davalı karşı davacının sözleşmeye aykırı davranmak suretiyle bu tasarımı 19 adet gemide daha kullandığını iddia ederek dava açmıştır. Bu durumda davacı karşı davalının bu gemi dizayn ve endaze proje tasarımının 5846 sayılı Yasa'nın 2/3. bendi kapsamında eser olup olmadığı, davacı karşı davalının eserden kaynaklanan mali haklarına tecavüz olup olmadığının tespitinin görevli mahkeme olarak Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde değerlendirilmesi gerekmektedir. Görev hususu mahkemece davanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gereken hususlardan olup, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklana nedenlerle davalı karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy