(2004 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22/11/2012 tarih ve 2012/563-2012/558 D.İş sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili bankayla karşı taraf borçlu şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ve Hızır hesap sözleşmesi uyarınca borçluya kullandırılan kredinin ödenmemesi nedeniyle kredi hesabının kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini, hesap kat tarihi itibariyle borçluların müvekkili bankaya 48.307,76 TL nakdi ve 12.000 TL gayri nakdi borçları bulunduğunu ileri sürerek, alacaklarını teminen borçluların borca yetecek miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, yargılamaya muhtaç olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen banka, kredi sözleşmesi ve eklerini ibraz etmek suretiyle talepte bulunmuştur. İhtiyati haczin koşulları İİK'nun 257'inci maddesinde gösterilmiş olup, anılan madde hükmüne göre rehinle temin edilmemiş ve muaccel olmuş bir alacak için ihtiyati haciz talebinde bulunulabilir. İhtiyati hacze karar verilebilmesi için alacağın varlığını muayyen bir ihtimal dahilinde gösteren vakıaların isbatı yeterli olup, bir alacak davasında olduğu gibi geçerli delillerle kanıtlanması gerekmez. Somut uyuşmazlıkta ihtiyati haciz isteyen banka tarafından kredi sözleşmesi ve hesap kat ihtarının bir örneği dosyaya sunulduğuna ve ibraz edilen belgelerden bankayla borçlular arasında kredi ilişkisinin varlığı anlaşıldığına göre mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken reddi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy