(5174 S. K. m. 31)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.09.2012 tarih ve 2012/450-2012/486 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Z. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı/karşı davalı vekili, davalı şirketin 4391 sicil numarasıyla müvekkil kurum üyesi olduğunu, yasa gereğince alım ve satım muamelelerini Ticaret Borsasında tescil ettirmekle mükellef olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 13/12/2009 tarihinden itibaren 2010-2011 ve 2012 yıllarına ait ticari defterlerin incelenmek üzere müvekkil kuruma teslim edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı/karşı davacı vekili, şirketlerinin İstanbul Ticaret Odası'na kayıtlı olduğunu, Türkiye genelindeki mağazalarıyla perakende sektöründe ticari faaliyetini sürdürdüğünü, 5174 Sayılı kanunun 31 inci maddesinde Ticaret borsası kotasyonuna dahil maddelerin alım veya satımıyla uğraşanlar, bulundukları yerin borsasına kaydolmak zorundadırlar. Buna uymayanların kayıtları, borsaca re'sen yapılır ve kendilerine tebliğ edilir. hükmü yer aldığını, şirketlerine ait mal tedariki, şirket merkezi olan İstanbul'dan yönetildiğini, bu nedenle şubeler tarafından gerçekleştirilen bir alım satım faaliyeti söz konusu olmadığını, şirketlerine ait şubelerin borsaya kaydedilmesi ve kotasyon tabi malların tescili konusunda durumun Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü'ne intikal ettirildiğini, İstanbul Ticaret Borsası'na şirketlerinin her yıl kotasyona tabi malların bilgilerini talep ettiklerini ve şirketlerinin de gerekli bilgileri İstanbul Ticaret Borsası'na sunduklarını savunarak açılan asıl davanın reddini ve karşı davada da Erzurum Ticaret Borsası oda kaydının terkinine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı Ticaret Borsasının üyesi olduğu, defter ve belgeleri sunmasının yasal yükümlülüğü olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise asıl davada yapılacak araştırma ve incelemeye göre farklı, yargılamayı uzatabilecek mahiyette olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle karşı dava dosyasının ayrılarak yeni esasa kaydedilip yargılamanın yeni esas üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava, 5590 Sayılı Kanun gereğince davacı borsanın üyesi olan davalının defterlerinin teslimi istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda ifade edilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 5590 sayılı kanuna göre ticaret borsaları, ancak üyelerinin defterlerini incelemek üzere teslimini isteyebilirler. Davalı savunmasında, kendisinin davacı borsasının üyesi olmadığını, yapılan üyelik tescilinin kendisinin rızası dışında gerçekleştiğini ve geçersiz olduğunu savunmuş, aynı iddiayla davacı borsa üyelik sicilinden terkini için karşı dava açmıştır. Bu karşı dava, mahkemece tefrik edilmek suretiyle başka esasa kaydedilmiştir. Bu nedenle, tefrik edilen davada, davalının davacı borsanın üyesi olup olmadığı uyuşmazlık konusu olduğuna göre, tefrik edilen dava sonucunun beklenilerek, varılacak neticeye göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle asıl davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı/karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı/karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy